18 Temmuz 2013 Perşembe

Çocuktan Önceki Ben vs. Çocuktan Sonraki Ben

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 07:30

Boşuna dememişler annelik tükürdüğünü yalamaktır diye. Şimdiye kadar kaç kez yaladım, hatırlamıyorum bile. Nasıl da kesin kurallarım vardı, asla şunu yapmam, ayy nasıl bunu yedirir çocuğa, aman şuna bak, çocuğa hiç terbiye vermemiş, aman ne ağlak çocuk diye başlayan ne çok cümle kurmuşum! Üstelik tek çocuktan sona bu cümleler bir miktar devam etti. Ne de olsa artık! tecrübeliydim. Her şeyi bire bir yaşamıştım ne de olsa, değil mi?

Sonra Emir doğdu ve bana hiç bir şey bilmediğimi öğretti. Defne' de tereyağından kıl çeker gibi kendiliğinden gelişen bazı şeyler Emir'de bana mısın demedi.

Doğar doğmaz emmeyen Emir bu konuda tecrübeli olmama rağmen, bana bunun için mücadele etmem gerektiğini öğretti. Sandığım gibi bütün bebekler o refleksle doğmuyormuş. Halbuki Emir' den önce bana bunu biri söylese, beceremediğine yemin edebilirdim.

Uyku eğitimine bir gecede çok güzel cevap veren Defne' nin aksine Emir asla kabul etmedi. Beş ay denememe rağmen Nuh dedi Peygamber demedi ve sonunda pes etmek zorunda kaldım.
Altı aylıkken kendi odasında-dolayısyla kendi yatağında sorunsuzca uyuyan Defne' nin aksine Emir nerdeyse iki buçuk yaşında ve evet, hala bizim yatakta yatıyor. Bu arada sürpriiz, Defne de bu durumu kullanıp bizim odaya konuşlandı. Emir ordan asla ayrılmıyorken Defne' ye nasıl hayır, odanda uyumalısın diyebilirim ki?

Emzik alma ve bıraktırma konusunda ikisinde de fena gitmedik.

Bez bırakmada yine Defne iki yaş üç aylıkken bir günde kazasız belasız hem gündüz hem de gece bezden kurtuldu. Emir şu anda iki yaş beş aylık ve çişini kakasını söylediği halde kesinlikle ne tuvalete, ne de lazımlığa oturmuyor. Poposunu bile lavaboda yıkatmaya çalışıyor.

Defne' de daha yoğun olmak üzere bol bol iki yaş krizleri yaşadık. Çocuksuz insanların cık cık cık yapmalarına sadece güldüm, başlarına gelince görecekler nasılsa.

Bunun gibi bir sürü örnek daha var. Bir de bunun benimle igili tarafı var.

Çocuktan önce simetri hastası olan ben şimdi yerlerde gezen oyuncakların, koltuk minderlerinin üstünden atlıyorum. İnsan bir odayı yedi bin beş yüz kere topladıktan sonra epey gevşiyor, onu öğrendim.

Koltukta leke veya duvarda çizik görmeye tahammül edemeyen ben şu anda -aa burayı da mı halletmiş sıpalar- modundayım.

Bakım, kuaför, masaj, sporgibi kelimelerin yerini popo yıka, yemek yap, günde sekiz yüz kere yerleri süpür türünden kelimeler aldı. Sanırım külkedisi masalını tersten yaşıyorum.

Çocuklardan önce ölmekten hiç korkmayan ben, sık sık Allahım, çocuklarımı anne babasız bırakma, diye dua ediyorum.


Ama korkmayın, bu durum iki üç sene sonra değişmeye başlıyor. Çocuklar belli bir yaşa gelince yine karı koca olmak istiyorsun, bakım, spor zamanı diyorsun. Sadece anne-baba değil, kendi başına bir birey olduğunu hatırlıyorsun.

İyi ki de öyle.



0 yorum:

Yorum Gönder

 

deyda'nın dükkanı Copyright © 2010 Designed by Ipietoon Blogger Template Sponsored by Emocutez