24 Şubat 2013 Pazar

Emir'im iki yaşında :)

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 23:50 0 yorum
Bu sabah pek bir huysuz uyandı Emir oğlum. Aslında bir kaç gündür öyle. Çok şükür hastalık falan değil sebep, bildiğin iki yaş bunalımına girdi. Her şeye itiraz, sürekli bağırış çağırış, Defne'ye, hatta bana vurmaya çalışmalar, bir sinir bir stres. Bir yandan komik geliyor ama öteki yandan yorucu da oluyor.
işte yine böyle bir sabaha uyandık. Her şey batıyor, rahatsız ediyor oğlumu :) Bu yüzden ne ona ne de bana eziyet olmasın diye bu hafta kutlama yapmamaya karar verdim. İyi ki de öyle yapmışım çünkü bütün gün çok mız mız ve sinirliydi.
Haftaya keyfin yerine gelirse telafi ederiz partini oğlum :) Bu resimde ne kadar keyifsiz olduğun da pek belli oluyor ama ne yapayım, bu gün verdiğin en güzel poz buydu Memilo'm :)

Gelelim iki yaşında neler yaptıklarına:

Bütün dünyada olduğu gibi sıkı bir Gangnam Style fırtınası esiyor bizim evde de. Defne deli gibi dans ederken, sen de o minik tombik kollarını hızlı hızlı yukarı asağı sallayıp salonun içinde donup duruyorsun. O kadar komik ve şirin yapıyorsun ki, seni yiyebilirim. tabi ki videoya da çektik, ileride aleyhinde kullamılabilir, dikkat :)

Her şeye baba diyorsun hala. sadece ağladığın zaman bana aaaaanyeeeeeee diyorsun. Hatta ben anne diyince sen hemen baba diyip gülmekten ölüyorsun.
Ba baa black sheep en iyi söylediğin şarkı, ne de olsa sürekli baa baaaa diyor, pek kolayına geliyor.

Çok fazla konuşmuyorsun ama her şeyi işaret diliyle anlatıyorsun. Bu konuda sanırım Belly abine benzemişsin.

Defne seni kıskanacağına, sen onu kıskanıyorsun. O kadar ki, sen varken bana hiç yaklaşamıyor garibim. Hemen koşup itiyor, vuruyor veya saçından çekip onu yere atmaya çalışıyorsun. O da küçük olduğun için sana hiç karşılık vermiyor ama bakalım ne zaman canına tak edecek. Geçenlerde sana "Emir, o sadece senin değil, benim de annem" dedi de benim içim gitti. Ama öyle bir haydut oldun ki, dünya umurunda değil.

Üstüme uzanarak uyuyorsun. O şekilde uyuduktan ancak 15-20 dakika sonra seni yatağına aktarabiliyorum.

Şu anda en sevdiğin şeyler, süpürge, vileda, kova. Sürekli temizlik peşindesin. O yüzden anneannen sana doğum gününde sana mini bir vileda seti aldı. O kadar mutlu oldun ki anlatamam. Hemen o minik kovayı çeşmenin altına tutup temizlik yapmaya başladın. Bakalım büyünce de bu temizlik, titizlik devam edecek mi? Ederse müstakbel karın çok şanslı olacak vallahi.

Tam bir IPad delisi oldun. Her ne kadar izin vermesem de sürekli kaçırmaya çalışıyorsun ve eline geçirdiğinde senden mutlusu olmuyor. Orda kayıtlı olan şarkıların ve Baby Tv bölümlerinin arasında gezinip duruyorsun.

Milchschnitte (süt dilimi) görünce deliriyorsun. Markette isek de onu alana kadar çığlık çığlığa bağırıyorsun. Hatta o kadar ki, herkes n'oluyor diye dönüp bize bakıyor.

Tam bir canavar oldun, hatta sana mini monster diyorum :)

Hamileliğim nasıl geçti anlamadım, şimdi de iki sene nasıl geçti anlamadım.

İyi ki doğdun, iyi ki hayatımıza girdin, evimizi şenlendirdin sarı şekerim.

Seni çok ama çok seviyorum!





12 Şubat 2013 Salı

"One Billion Rising" (Bir Milyar Ayaklanıyor)

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 01:23 0 yorum

Kadınlarla ilgili hiç bir konuya kayıtsız kalamıyorum. Özellikle konu şiddet ise, bağırmak, haykırmak istiyorum. Bu konuda bir şeyler yapmak lazım ama nerden diye düşünürken, karşıma STET Derneğinin çok güzel bir etkinliği çıktı. Ben o tarihlerde yurt dışında olacağım için katılamayacağım ama burda olsam kesin kaçırmazdım.
Biz kendimizi korumazsak, sesimizi olabildiğince yükseltmezsek şiddet asla bitmeyecek.
Haydi kadınlar, bu sefer susmayın, siz de gidin!

Beşiktaş Belediyesi Kent Konseyi Kadın Meclisi ve Sınır Tanımayan Ebeveynler Topluluğu


KADINA KARŞI ŞİDDETİ PROTESTO EDİYOR

Kadına şiddeti protesto etmek amacıyla 14 Şubat Perşembe günü tüm dünyada 1 milyar insanın aynı anda dans edeceği "One Billion Rising" etkinliğinde Sınır Tanımayan Ebeveynler Topluluğu Derneği (STET) de hazır bulunacak.

Dünyada ve Türkiye'de çok ciddi bir sorun olan kadına karşı şiddet 14 Şubat Perşembe günü çok farklı bir etkinlikle tüm dünyayla aynı anda protesto ediliyor. Dünyanın farklı metropollerinde toplam 1 milyar kişinin katılması hedeflenen etkinlikte, kadına şiddete karşı olan kadınlar ve erkekler protestolarını dans ederek ortaya koyacak. "One Billion Rising" (Bir Milyar Ayaklanıyor) adlı etkinlik saat 13.00’da tüm dünyayla aynı anda Beşiktaş Barbaros Meydanı’nda gerçekleşecek Etkinlikte Beşiktaş Belediyesi Kent Konseyi Kadın Meclisi; tarafından düzenlenen etkinlikte Girne Amerikan Üniversitesi Dans Akademisi dans eğitmenleri tarafından ücretsiz olarak verilen derslerle

One Billion Rising etkinliginin tema dansını gönüllüler ve İstanbul halkı hep birlikte yapacak.
Ayrıca Ebru Karaduman Beden Atölyesi ekibi de anne ve çocuklara yönelik dans aktiviteleri ile etkinliğe destek verecek.
Verdiği eğitimler ve danışmanlık desteği ile gelecek nesilleri yetiştirecek kadınlarımıza, hayatlarını iyileştirme ve kendi çözümlerini bulma yetisi kazandırmayı amaçlayan yeni nesil çalışma anlayışı ile hareket eden, ünlü oyuncu Ayşe Tolga başkanlığında kurulan STET Dernek, kadına karşı şiddeti protesto etmek için tüm üyeleri ile birlikte Barbaros Meydanı’nda olacak.

Beşiktaş Belediyesi Kent Konseyi Kadın Meclisi’nin de desteği ile yapılan organizasyonun İstanbul ayağı medya ve iş dünyasından ünlü isimlerin de katılımı ile gerçekleşecek.


Stet Derneğin Hikayesi

2005 yılında küçük bir ekip olarak, sosyal yardım amacıyla çalışmaya başlayan gönüllüler, zaman içerisinde büyüyen ekiplerinin sosyal platformda haberleşebilmesi amacıyla 2011 yılında, Sınır Tanımayan Ebeveynler Topluluğu ismi ile dernekleşerek kadınların insan hakları, anayasal hakları, sağlık sorunları, psikolojik destek gibi pek çok konuda makro ve mikro ölçekte danışmanlık hizmeti vermektedir.

Stet Dernek, Çocuklarımızın toplumumuzun geleceği olduğu bilinciyle hareket ederek ebeveynlerin anne ve baba olmak, çocukların ihtiyaçları, dönemleri, davranış biçimleri konusunda bilinçlendirilmesi ile daha doğru yaklaşımla, çocuklar yetiştirilmesini amaçlayan projeler geliştirir ve etkinlikler düzenler.



10 Şubat 2013 Pazar

Pamuk Prensesim dört yaşında!

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 01:10 2 yorum
Benim minik farem büyüyor, bebeklikten iyice çıkıyor artık. Aylardır doğum gününün ne zaman geleceğini sorup duruyordu. Ben de her seferinde çok az kaldı diyordum ki sonunda bana "beni kandırıyorsun, hep az kaldı hep az kaldı diyorsun ama hiç doğum günüm gelmiyor, ben ne zaman dört yaşında olacağım?" dedi.
Bu dört yaş o kadar önemliydi ki onun için, ben de ona çok özel bir pasta yapmaya karar verdim. Bu sefer şeker hamuru kullanmak istemedim. Pastayı mükemmel gösteriyor ama Defne bu sefer sadece ve bütün şeker hamurunu yemek istediği için bu sene vaz geçtim kullanmaktan. Böyle olunca da içini farklı yapmaya karar verdim.
Biraz araştırınca gökkuşağı pastasını buldum ve işte bu! dedim.   Buna Defne'nin bayılmaması imkansızdı.

Keki yapmak için gerekli malzemeler:
(Fincan = kahve içtiğimiz büyük kupa)

3 fincan un
4 tatlı kaşığı kabartma tozu
1/2 tatlı kaşığı tuz
1 fincan tereyağ (oda sıcaklığında olmalı)
2 1/3 fincan şeker
5 büyük boy yumurta (oda sıcaklığında olmalı)
2 tatlı kaşığı vanilya aroması
1 1/2 fincan süt (oda sıcaklığında olmalı)
Gökkuşağı renklerinde gıda boyası, ben turuncu, yeşil, pembe, mor ve mavi kullandım.

Fırını 180C'ye ayarlayıp beş tane (isterseniz 6 katlı da yapabilirsiniz ama 5 kat yeterince yüksek oluyor) 23 cm'lik yuvarlak kek tepsisini yağlayın veya fırın kağıdı kullanın. Eğer o sayıda tepsiniz yoksa, kekleri sırayla tek tek de pişirebilirsiniz. Ama bu biraz daha uzun zamanınızı alacak tabi :)

Büyük bir kasede elenmiş unu tuz ve kabartma tozuyla karıştırıp kenara koyun. Başka bir kasede mikser yardımıyla tereyağını ve şekeri karıştırıp yavaşça yumurta aklarını ekleyin. Yumurta sarısını asla koymamanız gerekiyor yoksa istediğiniz renkleri elde edemezsiniz. Vanilyayı da ekleyip iyice karıştırın. Bu karışıma önce unu, sonra da sütü ekleyip iyice karışana kadar çırpmaya devam edin.

Elde ettiğiniz hamuru beş kaseye paylaştırdıktan sonra her birine farklı renkte gıda boyası ekleyip istediğiniz tonu elde edene kadar iyice karıştırın. Sonra bu karışımları tek tek pişirin (piştiğini kürdan testiyle anlayabilirsiniz. Kürdanı batırıp çıkardığınızda temiz kalıyorsa pişmiş demektir.

Pişen kekleri tel ızgaraya koyup 10 dk kadar soğutup ters çevirin ve tekrar soğumaya bırakın.
Gerekirse üstlerini kek bıçağıyla kesip düzleştirin.

İlk katı pasta tabağına alın ve üstüne spatulayla vanilyalı pasta kreması sürün. Aynı işlemi bütün katlar için tekrarlayın. En üst kata gelecek keki ters cevirip koyun ki görüntü düzgün olsun.

Üstler ve yanlar için krem şanti kullandım ama çok cıvık olmamasına dikkat edin. İçine bir iki damla çilek yağı koydum. Böylece tadı da kokusu da şahane oldu.
Her tarafına krem şanti sürdükten sonra yarım saat buzdolabında bekletip ikinci katı sürün.

Üst süslemesinde yine gökkuşağı renklerinde bonibon kullandım. Ortasına da şeker hamurundan kardeşimin yaptığı bir prenses figürünü koydum.

İşte pastam hazırdı.

Çocuklar pastayı görünce çok beğendiler ama asıl kıyamet pasta kesilip içindeki renkler ortaya çıkınca koptu. Birden herkes çığlık çığlığa "en büyük dilimi bana veeer" diye bağırmaya başladı. Emir bile sandalyenin üstünde ayağa kalkıp eline tabağı aldı ve deli gibi "annneaaaa mammmaaaaaaaa" diye bağırmaya başladı. O kadar komik ve şirinlerdi ki, iyi ki bu pastayı yaptım diye düşündüm.

Tadına gelince, daha ilkini bitirmeden hepsi ikinci tabağı istedi. Hatta koca pasta 10 dakika içinde bitti. Bu durumda tadı da çok güzel diyebiliriz, değil mi :)

Defne'm çok mutlu oldu. Eh, bu durumda ben de öyle.

İyi ki doğdun kuzum, seni taaaa Amerika'ya, Zehra teta'nın evine kadar seviyorum!
(İlerisi için not: Defne'nin en uzak en çok diye bildiği yer Amerika'daki teyzesinin evi, şimdilik daha ötesi yok onun için :)











 

deyda'nın dükkanı Copyright © 2010 Designed by Ipietoon Blogger Template Sponsored by Emocutez