11 Ağustos 2012 Cumartesi

Nasıl anlatsam, nerden başlasam...

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 15:44 6 yorum
Ah Emir, vah Emir...Son iki aydır bana neler ediyorsun Emir..
Her şey Amerika' ya gitmemizle başladı. O zamana kadar sevimli, uyumlu, kendi başına oyalanabilen çocuk gitti, yerine sabahtan akşama kadar ağlayan, sürekli taşınmak isteyen, kucaktan hiç inmeyen bir çocuk geldi. Üstelik Defne dahil beni kimseyle paylaşmak istemiyor. Kızcağız yanlışlıkla bana değse hemen vuruyor, itiyor, tokadı patlatıyor..
Elbette durup dururken olmadı bunlar. Buyrun anlatayım:
Emir' in Amerika'da kendisinden on bir ay büyük! bir kuzeni var. Daha önce burda defalarca bahsetmiştim kendisinden. Adı Beren.
Beren dünyanın en tatlı çocuğu, şeytan tüyü var dediklerinden. Hem çok yaramaz, fakat yaramazlıkları da öyle tatlı bir suratla yapıyor ki, asla kızamıyorsunuz.
Gel gör ki bu tatlı şeker Beren, Emir' in ondan daha küçük olduğunu hemencecik fark etti ve gereken işkencelere başladı. Kafamızı çevirdiğimiz anda onu köşeye sıkıştırıyor, eline hangi nesneyi alırsa hemen elinden kapıveriyor ve arada bir de ufak ufak patlatıyordu. Ne kadar yapma, etme dediysek de değişen bir şey olmadı ve Emir üç hafta boyunca Beren' den kaçıp durdu. Tabi ki nereye? En güvendiği kişi olan annesine. Zaten pek sevdiği bir yer olan kucağıma iyice alıştı mı! Çocuğu asla yere indiremedim bir daha. Olur da Beren uyuyakaldıysa, bizimki hemen rahatlayıp oyuncaklarla oynuyordu. Fakat ötekinin sesini duyduğu anda öyle korkup kaçıyordu ki, çığlıkları bütün mahallede duyuluyordu.
Bir süre sonra benden başka kimseye gitmemeye başladı. Hatta Beren' in annesi olan ablama asla! Kadıncağız ne yaptıysa çocuk ona alışamadı gitti. Daha kucağına alamadan basıyordu çığlığı.
Aynı şekilde ben bırakın odadan çıkmayı, bir koltuktan ötekine geçerken bile kıyamet kopuyordu.
Tam üç hafta boyunca Emir'in ağlama sesi ve çığlıkları hiç durmadı. Sabah-akşam, gece gündüz devam etti. Benim olmayan sinirlerim iyice gevşedi mi!
Sonunda yurda döndük ve düzeleceğini düşündüm ama döneli bir ay oldu ve neredeyse aynı şiddette devam ediyor ağlamaları. Hem de 7/24!
Artık kafayı yemek üzereyim. Daha fazla dayanamadığım için bu ay sonunda 18 aylık olacak olan beyefendi için ufak ufak kreş arayışlarına girdim. Bakıcılara güvenmediğim için bu bana daha doğru geliyor. En azından haftada 3 kez yarım gün bile olsa artık biraz uzaklaşmaya ihtiyacım var.

Bu arada son zamanlarda neden hiç post giremediğim anlaşılmıştır sanırım :)

Herkese ağlamasız, neşeli sağlıklı günler dilerim :))

 

deyda'nın dükkanı Copyright © 2010 Designed by Ipietoon Blogger Template Sponsored by Emocutez