3 Temmuz 2012 Salı

Macera dolu Amerika vol.2

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 07:20
Emir ile nasıl geçeceğini bilmediğim için çok korktum bu yolculuktan. Daha önce küçük bebekle gittiğim için, öğle vakti kalkan bir uçakta yürüyen ve oyuncakla veya televizyonla hiç ilgisi olmayan bir bebek nasıl oyalanır, hiç bilemedim. Yer ayırtırken bebeklilere verdikleri ön sırayı tercih etmedim. Orası genelde çok dolu ve tıkış tıkış olduğu için hiç cazip gelmedi. Oldu da Emir uyursa, ağlama seslerinden uyanmasını istemediğim için de orasını istemedim. Onun yerine ikili koltuklu bir sıra seçip yanımı bloke etmelerini rica ettim. Kontuarda ikili koltukların hepsinin dolu olduğunu öğrendiğimde beni ortada bulunan dörtlü koltuğun koridor tarafına kaldırıp yanımı bloke ettiler. Şansıma koltuğun öbür ucuna da yine yanını bloke ettiren genc Arap bir turist düştü. Yanımda bebek olduğunu görünce hiç düşünmeden kendi boş koltuğunu Emir'e tahsis etti. Böylece Emir efendi aramızdaki iki boş koltukta yatarak gitti. Sıkıldıkça dolaştı, kucakta taşındı, ama en çok arkamızda oturan yabancı bir aile ile ce-e oynayarak geçirdi zamanını. Sonuç olarak korktuğum kadar kötü geçmedi. Dönüş uçağımız da gece 22.00 de olduğu için daha uzun uyur diye umuyorum. Gelince iki uç gün jet-lag ile uğraştık fakat onu da çabucak atlattık. Burda beni en çok rahatsız eden şey, Emir'in bana aşırı yapışması. Bir saniye ayrılmıyoruz. Öyle fena ki, iki dakika ortadan kaybolsam kıyamet kopuyor. Hem de öyle böyle değil! İstanbul'da da böyle yaparsa yandım. Bir de iyice kucakçı oldu. Dönüşte sıkı bir egitimden geçmesi gerekecek, orası kesin :)

0 yorum:

Yorum Gönder

 

deyda'nın dükkanı Copyright © 2010 Designed by Ipietoon Blogger Template Sponsored by Emocutez