19 Ocak 2012 Perşembe

İki çocukla gün nasıl geçer?

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 21:40
 Bu aralar iki veya ikinci (hatta üçüncü) çocuk fikri dolaşıyor internet anneleri arasında. Çoğunun ilk bebesi büyümüş, artık belli bir düzene girmiş, dolayısıyla annelik hormonları tekrar tavan yapmış durumda. Bu yüzden bizim evde bir günün nasıl geçtiğini anlatmaya karar verdim.

Aslında önce geceyi anlatmak lazım. Gece 00.00'dan sabah 7.00'ye kadar şanslıysam üç, değilsem altı-yedi defa kalkıp emziriyorum veya ağlayarak uyanan Defne'yi sakinleştirip tekrar uyutuyorum. Şimdiye kadar sadece iki defa kalktığım bir gece oldu. Bir daha da olmadı.
En geç sabah 7.00'de Emir kalkıyor. Bir iki saat oynadıktan sonra 8.30-9.00 gibi tekrar uykusu geliyor. Babamız da tam bu saatlerde işe gitmiş oluyor. Defne de 8.00-8.30 gibi uyanıyor. Yani Emir'in tekrar uyumak istediği saatte. Defne uyanır uyanmaz kahvaltı etmek isteyen çocuklardan. Ya kaşarlı yumurta ya da bir kase corn flakes yiyor. Emir uyumak için ağlarken Defne'nin kahvaltısını hazırlamaya çalışıyorum. O arada Emir iyice çıldırmaya başlıyor.
Defne'yi kahvaltısıyla baş başa bırakıp Emir'i uyutmaya gidiyorum. Eğer şanslıysam, 10-15 dakika içinde uyuyor. Değilsem, bu süre bir saate kadar uzuyor ve içeride tek başına sıkılan Defne odaya gelip duruyor ve bu sürecin daha da uzamasına neden oluyor. Sonunda televizyon imdadıma yetişiyor ve sonunda Emir'i uyutuyorum.
Emir uyurken Defne'nin kahvaltısını bitirmesine yardım ediyorum ve ben de hızlıca bir şeyler atıştırmaya çalışıyorum. Bu arada uzun uzun kahvaltı etmenin ne demek olduğunu unuttum tabi.
Arkasından beraber ya kitap okuyoruz ya da istediği herhangi başka bir faaliyet yapıyoruz. Emir uyanınca Defne'nin kreşe gitme saati geliyor. Giymek istediği kıyafetleri seçip giyiniyor, dişlerini fırçalıyor ve kreşteki güne göre çantasına oyuncak, kitap ya da sürpriz koyup yola koyuluyoruz. Emir de bizimle geliyor. Defne'yi okula bırakıp Emir'le güne devam ediyoruz.

Varsa dışarıdaki işlerimizi hallediyoruz, yoksa eve dönüyoruz. Ablasının yokluğundan istifade Emir Defne'nin eşyalarını kurcalayıp karıştırıyor. En sevdiği yer Defne'nin çalışma masası. Ne var ne yok döküyor. Ortalama günde yirmi defa eşyaları topluyorum. Ama bu da gelişiminin bir parçası. Her ne kadar yorucu olsa da eşyaları kaldırmıyorum. Saat 14.00 civarı tekrar uykusu geliyor beyefendinin. Yine on beş dakika ile bir saat arası uyutma faslı ve arkasından akşam yemeği için hazırlık. Emir uyanana kadar en hızlı şekilde hazırlamaya çalışıyorum yemeği. Şanslıysam sabah gazetesini yarım yamalak okuyabiliyorum, değilsem o da yok. Bu arada Emir yine uyanmış oluyor. Beraber oyun oynayıp Defne'nin okuldan gelmesini bekliyoruz.


Şimdiye kadar anlattığım bütün koşturmanın yorgunluğu ikisinin kavuşma anında bitiyor. Öyle güzel sarılıyorlar ki birbirlerini görünce..Çok özlemiş oluyorlar ve öpüşüp koklaştıktan sonra beni bırakıp beraber bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Hem de Emir daha küçücük olduğu halde.

İşte o noktada "oh, iyi ki ikinciyi yapmışım" diyorum!

Siz hala bekliyor musunuz?




12 yorum:

Deli Anne on 19 Ocak 2012 22:30 dedi ki...

heh! sonu iyi bitti işte:)

deyda on 19 Ocak 2012 22:35 dedi ki...

Evet Mümine'cim , çok şükür ki ikinci de oldu :)Ama yine de senin gibi 3. diyemiyorum :D

Hertelden on 20 Ocak 2012 11:30 dedi ki...

Bu koşturmacayı bende kısa kesmişsin :)) ç-nkü emirin beslenmesi için hiç bir şey yazmamışsın bizim evde bu başlı başına bir iş çünkü :))

ÇokBilmiş on 20 Ocak 2012 14:07 dedi ki...

İstiyorum, 3.yü de istiyorum :)

Hanzade Acar on 20 Ocak 2012 17:53 dedi ki...

Öyle tatlı görünüyorlar ki , kardeş sevgisi bambaşka bir duygu. Büyüdükçe eminim paylaşımlar arttıkça sen de kendine daha çok vakit ayırabiliyor olacaksın Azra'cım. Hero Mom:)Sevgiler Hanzade

deyda on 20 Ocak 2012 20:00 dedi ki...

her telden : evet azıcık ucundan kırptım :) her şey yazsam korkutabilirim insanları :D ama sonuçta çok güzel kardeş olmaları

deyda on 20 Ocak 2012 20:00 dedi ki...

çokbilmiş : allah gönlüne göre versin o zaman, ne diyeyim :D

deyda on 20 Ocak 2012 20:01 dedi ki...

Teşekkür ederim Hanzade'cim :) Ben de onu ümit ediyorum. Olacak,değil mi? :))

Adsız dedi ki...

benim de var iki tane. 2 ve 4,5 yaşlarında.bizim de günümüz hemen hemen aynı... üstelik benimkilerin ikisi de erkek. ev erkek yurdu gibi anlayacağınız. bende yurdun herşeyiyim. müdüresi, hizmetlisi, aşçısı, psikoloğu, öğretmeni, vs vs... ve eğer sadece bana kalsa (yani babamız karşı çıkmasa) şimdi hemen 3. çocuğu doğururum...

deyda on 21 Ocak 2012 09:57 dedi ki...

Kalabalık ailede büyüdum ben de. Tam dört kız kardeşiz. O yüzden ben de hep dört çocuk isterdim ama sanırım şimdi iki tane kâfi :))
Allah gönlüne göre versin! Olursa da kız olsun o zaman, değil mi :D

özleyiş on 21 Mart 2012 14:30 dedi ki...

Nede guzel anlatmissin ben Cinar la (3,5) aylik O nu ne kadar cok isteyip beklememe ragmen tek basima ugrasmakta zorlanirken siz....Mas'Allah...
Allah bagislasin anne guzel olunca iki yavruda guzel oluyoo tabi :)

deyda on 22 Mart 2012 00:02 dedi ki...

teşekkür ederim :) inanın insan öyle çabuk alışıyor ki. hem ikinciler daha az sorunlu büyüyor.

Yorum Gönder

 

deyda'nın dükkanı Copyright © 2010 Designed by Ipietoon Blogger Template Sponsored by Emocutez