3 Ekim 2011 Pazartesi

Yuvada ilk gün

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 22:28
Bugün Defne' nin yuvadaki ilk günüydü. Bütün yaz nasıl olacağını hayal edip durdum. Kah korkuyordum, kah heyecanlanıyordum. Ama dip dibe yaşamaktan oluşan karşılıklı bıkkınlık hissi biteceği için de için için seviniyordum.
Son zamanlarda aramızda bir nevi aşk-nefret ilişkisi başlamıştı. O, Emir doğduktan sonra bütün vaktimi ve enerjimi ona veremediğim için nefret etti ve bunun sonucunda da bana aşırı bağlandı. Bensiz nefes alamaz oldu. Değil başka odaya gitmek, yanında otururken bile bana "anne gitme" diyordu.
Bense onu ölesiye severken bu aşırı bağlanmasından dolayı nefes alamaz olmuştum. Önceleri hep mutlu ve güler yüzlü olmasına alıştığım çocuk gitmiş, yerine sürekli ağlaşan, her şeye aşırı tepki veren ve beni sürekli zorlayan bir çocuk gelmişti. İşte o noktada kesin kararımı vermiştim : bu çocuk yuvaya gidecekti. Biraz mesafe ikimize de iyi gelecekti. Tek korkum, bana bu kadar bağlanan bir çocuk benden nasıl ayrılacaktı. Bunu çok fazla düşünmemeye çalışarak bütün yazı geçirdik ve bugüne kadar geldik.
Artık geri dönüş yoktu. Bu yola girmiştik bir kere. Emir' i babaya bırakarak Defne ile yola koyulduk.
Birkaç zamandır öğlen uykusunu bırakmaya çalıştığı için günlük huysuzluğuna uykusuzluk da eklenince okul kapısında mızırdanmaya başladı. Aslında yol boyunca hamur oynayacağı için sevinen çocuk benim de sınıfa gelmeyeceğimi anlayınca kıyameti kopardı. Öyle ki bütün okul inledi. Baktım olacak gibi değil, onunla konuşmaya çalıştım. Onun sınıfa gidip oynayacağını, benimse onu aşağıda bekleyeceğimi anlatmaya çalıştım ama nafile. Ağladıkça ağlıyordu ve sesinin dozu git gide artmaya başladı. Bu noktada artık benim yapacak bir şeyim kalmadı ve onu sınıf öğretmenine teslim ederek müdürün odasına gittim. Oradaki kameralardan adım adım ne yaptığını izledim.
Şöyle ki, önce ağlamaya devam etti. Okul psikoloğunun da devreye girmesiyle biraz sakinleşmeye başladı. Boş bir odaya gidip oyuncaklarla oynadılar. Hemen ardından da kendi sınıfına girip hamur vs. oynamaya başladı. Benim yanımda kendini yırtan çocuk sanki kırk yıldır o sınıfa gidiyormuş gibi davrandı.
Onun bu halini görünce rahat bir nefes alıp kahve içmeye gittim. Alışma döneminde olduğu için bu hafta sadece günde iki saat gidecek ama bugün o iki saat iki gün gibi geldi bana.
İki saatin sonunda çok tedirgin bir şekilde gelmesini bekledim. Acaba onu bırakıp gittiğim için bana küsmüş müydü? Yarın okula nasıl getirecektim? Çok ağladığı için yuvanın korkunç bir yer olduğunu düşünecek miydi? gibi binlerce soru aklıma üşüşürken bizimki " annnnneeaaaaaa ben hamur oynadıııııııııııımmmmmmmmmmm" diye üstüme atlamaz mı! Sonra da "gitmeyelim lüüüütfeeeeeeennnn birazzz daha oynayalım annnneeeeeeeeee" diye devam eden yalvarmalarından sonra okulun bahçesinde biraz daha oynamasına izin vermek zorunda kaldım.
On an anladım ki, bu ayrılık bize çok iyi gelecek. Çok isabetli bir karar vermişim.
Benim durumumda olan bütün annelere duyurulur!

4 yorum:

Peri on 3 Ekim 2011 22:55 dedi ki...

Ne güzel benden sonra çok keyifli olacak bence hem senin hem de onun için :)

Adsız dedi ki...

Azra çok sevindim başladığınıza! Senin ve Defne için o kadar güzel olacak ki tam gün vermeye başlayınca tadına varacaksınız ikinizde. O doyasıya oynamaktan yorgun, sen kendine ve Emir'e vakit ayirabilmeken mutlu geçer 'İnşallah'. Hep güzel haberlerinizi almak ümudiyle :) Sevgiler.

Ajda

deyda on 4 Ekim 2011 20:59 dedi ki...

Sağol Peri'cim. Evet ben de öyle düşünüyorum. Bir alışsa...

deyda on 4 Ekim 2011 21:01 dedi ki...

Teşekkürler Ajda'lein..Ben de o günleri dört gözle bekliyorum. Alışma süresi max. 6 haftaymış uzmanlara göre. Umarım bizimki çok daha kısa sürer :)

Yorum Gönder

 

deyda'nın dükkanı Copyright © 2010 Designed by Ipietoon Blogger Template Sponsored by Emocutez