24 Ağustos 2011 Çarşamba

Karanlığın arkasındaki güneş

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 23:19 0 yorum
Uzun zamandır yazasım yoktu. Daha önceki yazımda bahsettiğim gibi dibe vurmuştum, bir süredir çıkmak bilemedim. Canım sürekli uyumak istiyor, fakat iki çocuklu bir anne olduğum için bu pek mümkün olmuyordu. Ben de çocukların zaruri ihtiyaçlarını giderip başka hiçbir şeyle uğraşmak istemiyordum. Buna yazı yazmak da dahil.
Artık tahammülsüzlüğün son noktasına ulaşan ben üç dört gündür birdenbire U- dönüş yapıp bulutların arkasındaki güneşi görmeye başladım. Neden. nasıl olduğunu anlamadan her şey birden daha basit görünmeye başladı gözüme. Öyle ki, Defne' nin dün akşam abuk subuk sebeplerden yarattığı ortanın da üstünde olan krizi bile sakin karşılayıp onu da sakinleştirmeyi başardım.
Çok değil, sadece iki, üç gün önce olsa ben de onunla beraber krize girer, bas bas bağırmaya başlardım.
Bana birden bire ne oldu bilmiyorum ama iki tane olasılık var sadece :
Ya fırtına öncesi sessizlik, ya da artık buhranı geride bırakıp kabullenmişlik söz konusu olabilir.

Hangisi olduğunu yakında göreceğiz ama en azından yazma isteğim geri geldi ki bu da benim için iyi bir şey.

Herkese (ve en çok kendime) aydınlık günler dilerim!

4 Ağustos 2011 Perşembe

Babalar & kizlari ile Anneler & kizlari arasindaki fark

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 23:49 4 yorum
Defne dogdugunda babasinin ilk soyledigi sey tam olarak suydu : " Askim ben bunu nasil verecegim elin adamina?" Ben de sasirmis ve cevap olarak da "babam da oyle diyordu" demistim.
O gundur aralarinda inanilmaz bir ask var. Baba asagi, baba yukari..Baba isten gelir gelmez benim pabucum dama atilir ve uyutma islemini bile babanin yapmasini ister.


Babasiyla konurken yuzundeki ask dolu ifade , simarik ve cilveli konusmalari, onu gunde birkac kez arayip seni ozledim, neredesin, cabuk gel demeleri bizimkinin eriyip bitmesini sagliyor. Onun icin varsa yoksa Defne..




Derken Defne' nin bana gunde en az dort bes kez soyledigi cumle : " Anne seni artik seeevmiyorruummmm!"

Anneler ve kizlari!

2 Ağustos 2011 Salı

Buyuk Buhran

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 21:57 8 yorum
Su sicak yaz gunlerinin tam tersine icim buz gibi. Kendimi taniyamiyorum. O her daim gulen insan gitmis, yerine tahammulsuz, asabi, en ufak bir seyde parlayan, en fenasi da kendi cocuklarina katlanamayan bir canavar gelmis.
Artik cocuklarimla konusmuyor, onlara surekli bagiriyorum. Ozellikle Defne' me. Onun sadece iki bucuk yasinda kucucuk bir bebek oldugunu bildigim ve bunu kendime surekli hatirlattigim halde, kendimi ona bagirmaktan alikoyamiyorum. Halbuki o degil bu buhranin sorumlusu. Cocuklari isteyen bendim, kimse zorlamadi beni.
Hatta bana en cok ihtiyaci oldugu bir donemde ona kuma getiren ben, ona her saniye kizip duran da yine ben! Bunlari dusundukce kendimden nefret ediyorum ama yine de hincimi kucucuk bir cocuktan cikariyorum. Bazen verdigim asiri tepkilerden sonra bana oyle anlamli bakiyor ki, kendimden utaniyorum. Hatta nasil hala "anne, anne" diye pesimden konustuguna bazen inanamiyorum.
Cok zor bir donemden geciyorum. Allah' in gucune gider bu davranislarim diye korkuyorum. Ikisinin de ruh - beden sagligi yerinde cok sukur, neyin isyani bu ?
Hesapta her zaman ayaklari yere saglam basan eski ben nereye kayboldu? Bu kadar korkak ve zayif miydim?
Ne kadar ugrassam da toparlayamiyorum kendimi.
Defne de o kadar inatci ve korkusuz ki, benim bu canavar halime bile dikleniyor. Asla alttan almiyor. Sasiriyorum..
O kadar bunalimdayim ki , bazen Emirim' e bile bagirmaya ramak kaliyor - ki daha sadece bes aylik bir bebek! Ve ustelik cogu zaman uslu bir bebek.

Cocuklardan once cok yogun olarak calistigim icin butun gun iki bebekle olmak beni bozdu. Bir yandan onlari bakiciya emanet edemeyecek kadar korumaci, oteki yandan onlara surekli negatif yaklasacak kadar bunalimdayim. Ne yapacagimi sasirdim.

Bu canavardan kurtulmak istiyorum, bir an once..


 

deyda'nın dükkanı Copyright © 2010 Designed by Ipietoon Blogger Template Sponsored by Emocutez