26 Şubat 2011 Cumartesi

Mehmet Emir aramızda...

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 19:41 16 yorum
Perşembe sabahı katıldı aramıza minik oğlum, tam olarak sabah saat 8.21 'de. Daha önce de yazdığım gibi planlı sezaryen olmak zorunda kaldım ama zaten o gün doğacakmış Emir çünkü geceden sancılandım. Hastaneye gittiğimizde artık gayet düzenli geliyordu sancılar. O yüzden içim biraz da olsa daha rahat. Sonuçta sağlıklı bir şekilde aramıza katıldı benim miniğim, gerisi hiç önemli değil.
Hastane' ye gittikten sonra her şey çok çabuk oldu. Odaya yerleşmemiz,  Sezaryen' e hazırlanmam, NST' ye bağlanmam, ameliyathaneye gitmemiz ve epidural' in yapılması toplam bir buçuk saat sürdü. Ameliyat başladıktan sonra hemencecik duydum çığlıklarını. Pek gür çıktı sesi hemen, kükredi bize aslan oğlum. Hemen havluya sarıp verdiler onu bana. Minik yanağı yanağıma değdiği anda susuverdi canım benim. Ben tabi salya sümük ağlıyordum o anda. o kadar minik, o kadar güzeldi ki..
3650 gr ve 51 cm doğdu Emir. Defne' nin aksine emme tembeli çıktı küçük adam. İlk gün neredeyse hiç emmek istemedi, ikinci gün ancak açıldı biraz ama üç beş dakikadan fazla emmiyor hiç. Hemen sıkılıp bırakıyor kerata. Ama öğrenecek o da, biraz zaman istiyor sadece.
Bu aralar sürekli üzerimde olmak istiyor, benden uzaklaştığı anda yaygarayı basıyor. Üstümde uyuyor hep. Olsun, ben bunun keyfini sürüyorum. Ara ara uyuşsam da önemli değil.
Bugün eve geldik. Canım kızımı o kadar özledim ki! Ama beni böyle yaralı halimle görüp kardeşini suçlamasın diye bir iki günlüğüne anneanneye yolladık. Burnumda tütüyor kokusu. Dün telefonda konuştuk, ikimiz de ağlamaklı olduk. O yuzden bugun sadece annemle konuştum, zaten çok duygusalım, iyice koyvermeyeyim.

Sevgili Defne' m, sen artık abla oldun! Kardeşin için her zaman orada olacağını biliyorum, dünyanın en iyi ablası olacaksın..

Sevgili Emir' im, sen dünya şekeri bir kızın kardeşi oldun! Onun her ihtiyacı olduğunda yanında olacağını biliyorum, dünyanın en iyi kardeşi olacaksın..

Kalbimde bir yer daha açıldı, sevgim gitgide büyüyor..Sizlere sahip olduğum için çok şanslıyım! Allahıma binlerce şükürler olsun!

23 Şubat 2011 Çarşamba

Tek cocuklu hayatimin son gunu nasil geciyor?

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 12:16 6 yorum
Evet, bugun tek cocuklu hayatimin son gunu. Annecigim sagolsun, iki gundur Defne' yi eglendiriyor ben dinleneyim, uyku depolayayim diye. Defne de anneannesine ve dedesine bayildigi icin hic sorun cikmadi, hatta bizi hic sormamis bile. Sonuc itibariyle iki taraf icin de cok iyi oldu.
Uzuuun zamandir uykum her gece birkac defa bolundugu icin buna cok ihtiyacim varmis, onu anladim. Yarin da cok yogun bir sekilde bolunmeler baslayacak ne de olsa.
Bu sabah dokuz gibi kalktim, kocacigim erkenden ise gittigi icin once uzun uzun gazeteleri okudum, arkasindan keyifli keyifli kahvalti ettim.
Birazdan son kez yuzmeye gidip arkasindan da ikizlerin annesi pastaci guzelimizle keyifli bir yemek yiyelim diyoruz. Bir sure yapamayacagim her seyi yapmaya calistim son iki gundur. Dun ve evvelki aksam sinemaya gittim, bu arada Emir' in hosgeldin kurabiyelerini de yaptik.

Kisa kesip kalan islerimi toparlamam gerekiyor, mesela daha hastane cantasini hazirlamadim.  Biraz rahat davraniyorum ama olsun, bugun hic acele is yapmak istemiyorum.

Yarin her sey cok farkli olacak ama artik hazirim.

20 Şubat 2011 Pazar

38. Hafta

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 18:24 0 yorum
Bugun 38+1 ' deyim. Gecen haftayi atladiktan sonra bu hafta ile devam edecegim. Bu benim son haftam. Defne' yi hic istemedigim halde sezaryen ile dogurdugum ve iki hamileligimin arasi az oldugu icin bu seferki planli sezaryen olacak. Ama hicbir detayi kacirmamak adina gecen sefer arkasindan cok kotu bas agrisi cektigim halde yine de epiduralden vazgecmeyecegim. En azindan cocugumu ilk ben gorup koklayacagim insallah.
Onumuzdeki persembe kismetse oglumu kucagima almis olacagim.  Bugun Defne' nin halasi sadece dort gun kaldigini soyleyince birden heyecanlandim. Simdiye kadar pek dusunmedim dogumu, eve yeni bir bebek gelecegini. Ama artik is ciddiye bindi. Birden iki cocuk icin hazir olup olmadigimi dusunmeye basladim. Beni tuhaf bir panik sardi, neredeyse misketlerimi alip gidiyorum diyecegim ama artik donusu yok. Sadece dort gun kaldi!! Planli sezaryen ne fena birseymis! Daha simdiden altust etti beni.
Bu arada on bes kilo almistim hamilelik boyunca, on alti - on yedi ile tamamlarim diye dusunurken, en son kontrolumde bir kilo verdigim ortaya cikti. Once sorun mu var diye dusundum ama bebekteki gelisim gayet iyi olunca endise yerini sevince birakti. Dogumdan sonra verilecek bir kilom azalmis . Cok fazla tatli ve cikolata yedigim halde on dort kilo ile bitirmis oluyorum.
Defne' ye hamileyken on alti kilo almistim ama hastaneden dondukten bir hafta sonra on ikisini vermistim. Bakalim bu sefer nasil olacak?
Sikayetlerim had safhada, midemin ne durumda oldugunu dusunmek bile istemiyorum. Cigerlerimle rahmim arasinda olum kalim mucadelesi veriyor olmali ki her yedigim ona da bana da iyice eziyet vermeye basladi. Su icsem bile mide suyu ile birlikte geri geliyor ki benim icin his hos olmayan bir durum bu.
Gece uyumak ise artik iyice imkansiz oldu. Kendimi bir taraftan otekine donmeye calisirken kutup ayisi gibi hissediyorum. Upuzun hamile yastigimla uyudugum icin de onu da dondurmek zorunda kaliyorum ki bu da timsahla bogusan kutup ayisi gibi gorunmeme sebep oluyor. Bazen kendi halime guluyorum. Bir de donerken en az 5.6 siddetinde depreme neden oluyorum ki koca kisisi bu sekilde nasil uyanmiyor hayret icindeyim!
Zaten uyumanin imkansiz oldugu bu donemde bir de Defne' m dort bes gundur yarim saatte bir uyanip aglamaya baslayinca benim icin geceler tam bir kabusa donustu. Once simariklik yaptigini dusunduysem de sonradan dislerini kontrol etmek aklima geldi ve ta ta taaa - kizim en arkadaki azilardan ikisini birden cikariyor! Zamanlama muthis. Insallah persembeye kadar iyice cikarlar da gece mesaisi ikiye katlanmasin.
Emir' e gelince :
Garibime artik hic yer kalmadi. Doktor her ne kadar da suyu cok iyi dediyse de , sanki icimde hareket alani kalmamis gibi hissediyorum. Zaten ayaklari surekli kaburgamin altinda. Cok fena, nefesim kesiliyor, butun hareketleri aci vermeye basladi. Allahtan artik biraz daha sakin. Tabi yeri kalmadi cocugun , napsin.
Hareketlerinin acitmasinda gobek fitigi olmanin etkisi de var tabi. Bu yuzden bir taraftan da yakinda cikacagina seviniyorum. Son ay gercekten hic eglenceli degil!
Artik doguma kadar hamilelik hakkindaki son yazim bu muhtemelen. Umarim her sey guzel gecer de dogum hakkinda yazmaya devam ederim.
Benim icin dua edin! Cocugumu saglikli bir sekilde kucagima alayim, baska bir sey istemiyorum..

18 Şubat 2011 Cuma

Kara Subat :)

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 22:15 4 yorum
Birkac gundur yazi yazamadim cunku Subat ayi bizde cok yogun gecer.  Daha once yazdigim gibi , gecen hafta 9 Subat' ta Defne' nin dogum gununu kutladik.
Pazartesi, 14 Subat sevgililer gunu; Carsamba, 16 Subat benim dogum gunum; Persembe, 17 Subat ise bizim yildonumumuzdu.
Basliktaki kelimeler ise sevgili kocacigimin bu duruma taktigi isimdir. Hep - bir ay icin butun sene calismam lazim - diye takilir bana, durmadan hediyeler almak, surprizler yapmak zorunda tabi adamcagiz :)
Bu arada Emir de subatta dogacak,  kismetse onumuzdeki hafta bekliyoruz onu da. Anlayacaginiz artik kara degil, kapkara subat olacak , hehehe..
Saka bir yana, Defne' yi anneanne'ye satip kari -koca olarak bas basa gecirdigimiz vakit cok guzeldi. Ozellikle de kucuk bey' in yakinda aramiza katilacak olmasiyla bunu bir sure daha yapamayacagimizin bilinciyle daha da degerli oldu gecirdigimiz zaman.

Kocacigim ve cekirdek ailem - sizi cok seviyorum!

15 Şubat 2011 Salı

Bebeklerle yuzmeye gittik

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 13:02 2 yorum
Gecen hafta almanca oyun grubuyla cocuklari yuzmeye goturmeye karar verdik.  Yer , benim uye oldugum spor kompleksi. Aslinda yurtdisindaki gibi sadece anne -bebek icin ozel dersler olsa cok iyi olurdu ama buna da sukur. Biz de bu sabah erkenden yola koyulduk. En son birkac ay once getirdigim Defne' nin nasil tepki verecegini merak ettim dogrusu. Hem sabah cok erken uyanmisti, hem de bir seyi  yapmak istemedigi zaman onu zorlamak imkansiz oldugundan onca yolu bosuna gitmek vardi ama denemeye degerdi. 
Aslinda uc anne ve uc cocuk gidecektik ama sabah 7.30 'da oteki Defne' nin annesinden Defne'cigin ateslendigi haberi geldi. O yuzden malesef gelemediler. Olsun, bir dahaki sefere insallah. Defne'cik iyilessin de!
Biz diger anne ile bulusup gittik. Sansimiza onun oglu da sabahin korunde uyanmis. Bu durumda ya fiyasko olacakti, ya da bizi sasirtip uyum saglayacaklardi.
Allahtan ikincisi oldu. Korkmama ragmen Defne cok eglendi, benimle yuzdu, arkadasi Kubilay ile bol bol karsisindakini islatma savasi yapti, diger yuzenleri seyretti. Anlayacaginiz , hic huysuzluk yapmadi. 
Kubilay biraz daha temkinliydi. Cocukcagiz pat diye suya girince once rahatsiz oldu, sonra ama yavas yavas alisti.
Yuzme fasli bitince dus alma kismina gectik. Orada da hic sorun cikarmadan uslu uslu yikanip giyindiler, saclarini kurutmamiza izin verdiler - ki Defne evde bundan nefret ediyor! 
Zaten sabahin korunde kalkmis olmanin verdigi uykusuzlukla bir de yuzmeye giden kuzular daha giyinirken esnemeye basladilar.  Kendimizi arabaya atar atmaz da ikisi de aninda uyuyakaldi.


Cok keyifli bir sabah gecirmis olmakla beraber bir noktaya cok fena takildim : iki cocukla butun bunlari yapmam imkansiz! 

13 Şubat 2011 Pazar

Iste Defne' nin pastasi

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 20:28 6 yorum
Defne' nin partisini bugun yaptik. Pastamiz da cok guzel oldu. Hatta Defne gorunce gozlerine inanamadi, butun figurleri tek tek oksadi. Sonra bir de herkes "iyi ki dogdun "diye sarki soyleyince  iyice mest oldu.

Bu sene son kez evin tek cocugu olarak dogum gununu kutladi benim guzel kizim. Cok ama cok eglendigi icin cok mutlu oldum. Gelen herkese de buradan tekrar tesekkur ederim!

Iyi ki dogdun benim kucuk sevgilim! Nice mutlu yaslarini gormek dilegiyle..

12 Şubat 2011 Cumartesi

Ortaya karisik bir yazi.

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 08:14 2 yorum
Bu hafta cok degisik ruh hallerine girdim. Hemen hemen hepsi de Defne ile ilgiliydi. Once dogum gunu vesilesiyle hem cok sevindim, hem de cok buyudugu icin huzunlendim. (Biz babasiyla surekli buyudugu icin uzulen manyak bir ciftiz de :)) Dogum gununde de o kadar tatli ve akilliydi ki. Dunyanin en uslu ve seker cocugunu ben dogurdum sandim bir an icin. Ecnebilerin dedigi gibi : " too good to be true!" Yani, gercek olamayacak kadar iyidi. Gece de devam etti bu uslu halleri ve iki senedir ilk defa butun gece uyuyuverdi.
Aslinda bu duruma suphe ile yaklasmama ragmen tam "aman allahim, kizim sonunda buyudu ve artik daha az yoracak galiba" diye dusunurken, ertesi gun tam bir kabusa dondu. Gece uyumadi, gunduz uyumadi, yemek yemedi ve huysuzluk tavan yapti. Butun gun aglayip sabrimin sinirini sonuna kadar zorladi. Ve dune kadar bu durum devam etti..Sanirim cildirmak uzereyim :)

Persembe doktor randevumuz vardi. Bizim ogul 3120 gr. olmus ve her zamanki gibi yuzunu saklamak icin elinden geleni yapti. Cok merak ediyorum neye benzedigini ama o bize gostermemek icin pek kararli. Neyse ki fazla bir sey kalmadi da artik istese de istemese de gorecegiz kendisini :) Bir dahaki randevumuz haftaya persembe. Doktor cikisi pek mutluydum.

Dun ise Defne'nin bu hafta sonu yapilacak dogum gunu partisinin en onemli detayi olan pastasini hazirlamakla gecti. Partinin temasi su anda favorisi olan Winnie the Pooh olacagi icin, pastasini da dogal olarak Winnie'li yapmaya karar verdik. Pasta sefimiz olan kardesimle dun oturup seker hamurundan once figurlerini yaptik ve ortaya soyle bir goruntu cikti

 Asil tasarimi bugun yapacagiz. O yuzden de hem heyecanli hem de biraz yorgunum. Ortaya cok guzel bir sey cikacak heralde, Defne de cok begenecek, eminim. Yarin gordugunde ciladiracak buyuk ihtmalle!

Artik pastanin bitmis halini de yarin bitince eklerim..

9 Şubat 2011 Çarşamba

Defne'm iki yasinda!

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 22:58 4 yorum
Zaman deli gibi akip geciyor...
Daha dun minicik, kirilgan, oyuncak gibi birseydin.
Simdi ise kendi fikirleri olan, vizir vizir konusan, bana kafa tutan kucuk bir hanim oldun.

Ilk kez karsiliksiz aski seninle tattim.
Ilk kez gorur gormez birinin ugruna canimi verebilecegimi anladim.
Ilk kez seninle gercek bir aile olduk.

Seninle bir suru ilk'lerimiz oldu. Hepsi de biririnden guzel ve ozel!
Iyi ki ailen olmamiz icin bizi sectin.

Guzel Defne' m, tatli kizim, iyi ki kizimsin!

Seni cok seviyorum!

7 Şubat 2011 Pazartesi

Emir' ime keceden patik

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 22:23 4 yorum
Yenidoganlara hic ayakkabi olmaz ya, ayaklari kucucuk olur. Ben de Emir' ime keceden patik yapayim dedim. Cok seker ve mini minnacik birsey oldular. Daha cok oyuncak bebek icinmis gibi duruyorlar.
Ilk dogduklari zaman bebislerin ne kadar kucucuk oldugunu unutmusum. Bu patikleri yapinca fark ettim. Sadece bunu degil, yenidogan kokusunu ne kadar cok ozledigimi de fark ettim.
Hadi gelsin minik oglum saglicakla da bol bol koklayalim onu...

6 Şubat 2011 Pazar

36.Hafta - 9 aylık olduk!

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 19:38 4 yorum
Evettt, artık resmen 9 aylık olduk. Göbeğimden de belli zaten :) Bu sefer gercekten de çok büyük karnım, Defne' de çok daha küçüktü. Zaten yan etkilerini bu hamileliğimde çok daha fazla hissediyorum. Mesela reflü, nefes darlığı ve kramplar geçen sefer bu boyutta değildi.
Ama buna da şükür, az kaldı nasılsa. Bu arada haftaya karnım burnumda bir şekilde Defne' nin ikinci doğum gününü kutlayacağız, tabi o zamana kadar Emir doğmaya karar vermezse :) Umarım sorunsuz bir şekilde atlatırız çocuğun bu özel gününü. Ne de olsa yakında kuma gelecek çocuğuma, bari son kez istediği gibi geçsin doğum günü.
Artık akşamları ayaklarım ve bacaklarım da bayağı şişiyor. Yüzüm , gözüm zaten bir haftadır şiş. Yakında patlayacakmışım gibi hissediyorum, gerçekten çok fena.
Defne ile oyun oynamak bile zor hale geldi. Bu hafta sonu hava hep güzel gidince biz de hep dışarıdaydık. O kadar yorulmuşum ki, eve gelir gelmez sızmışım ve iki saat boyunca uyumuşum. Bu haller bana çok garip geliyor, çünkü normalde yorulmak nedir bilmeyen bir insanımdır. 
Bebişe gelince :
Baby Cemter' a göre üç kg ve 48 cm civarında. Bir dahaki kontrolümüz önümüzdeki perşembe, o zaman elimizde daha gerçekçi rakamlar olacak.
Hareketleri artık tekme şeklinde değil de daha çok sürtünme şeklinde. Yeri iyice azaldığı için doğana kadar sıkışık bir şekilde hayatına devam etmek zorunda garibim. Olur olmaz zamanlarda - özellikle gece en tatlı uykumu uyurken- kaburgalarıma çalışıp duruyor. Ben de mecburen uyanıyorum ve tekrar uykuya dalmakta zorluk çekiyorum. Ama napalım, zaten iki yıldır uykusuzluk konusunda bayağı antrenmanlıyız.
Artık günleri saymaya başladık, umarım her şey sorunsuz devam eder de zamanını bekler Emir oğlum.

4 Şubat 2011 Cuma

Annem..

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 00:08 2 yorum
Herkesin annesi kendine gore ozel ve en iyidir ama benim annem her seyden once cocuklari icin dunyadaki en fedakar insandir. Bizi rahat ettirmek icin kendi rahatini bozmaktan hic cekinmez, her turlu eksigimizi tamamlamak icin cirpinir, yasina ragmen bizden daha enerjiktir ve tek basina uc kucuk cocugu cok guzel idare edebilecek bir yapiya sahiptir.
Annemle babam bir aydir yurt disindaydi. O sure boyunca kendimi nasil eksik, nasil kotu hissettim, anlatamam.. Elim ayagim gibidir annem. Karnim burnumda oldugundan da olsa gerek, bir ara bunalima girdim. Defne' nin hareketliligi, hamileligin verdigi sikintilarla birlesince, bunalima girmek cok kolay oldu. Ta ki canim annecim tam zamaninda gelip beni hooop diye cikarana kadar. Gelir gelmez Defne'yi ve ondan on ay buyuk ikiz kuzenlerini yanina aldi ki biz kardesimle azcik nefes alabilelim. O surede ben sinemaya gittim, kocacigimla yemege gittim, gece deliksiz uyuyabildim, sabah istedigim saatte kalktim - ve en onemlisi - kendime geldim.
Her zamanki gibi Hizir gibi yetisti canim annem.
Allah ona uzuuuun, saglikli bir omur versin, basimizdan eksik etmesin insallah.
Insallah ben de onun gibi bir anne olabilirim cocuklarima!

Seni cok seviyorum annem!!

2 Şubat 2011 Çarşamba

35 bucuk olduk :)

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 15:13 5 yorum
Aslinda Cumartesi yazmam gerekiyordu bu yaziyi ama Bir turlu firsatim olmadi. Hafta sonu son bir kacamak yapmak icin istanbul disina cikinca ancak bugune kismet oldu. Dolayisiyla aslinda 35 bucuk haftalik oldum.

Cumartesi gunu kontrolum vardi. Bebisim yine buyumus, 2.750 gr. olmus. Yine yuzunu gostermedi sipa :) Cok nazli bir beyefendi olacak galiba. Sadece cok kisa bir an icin donup yan yan bakti bana ama sonra hemen kafasini cevirip dondu yine. Zaten hic durmuyor kerata. O kadar hareketli ki, anlatamam. Yine NST' de asiri hareket ettigi icin tam cekemediler. Surekli yer degistirdigi icin kalp atisini kesik kesik kaydedebildiler ama sorun olmadi.  Bir de hickirigi tam gaz devam ediyor. Bazen o kadar siddetli oluyor ki, beni yaptigim isten alikoyuyor. Tekmeleri zaten Bruce Lee Jr. kivaminda. Cekik gozlu dogarsa hic sasirmam :))
Bana gelince, iki gundur agzim , yuzum, gozum , burnum birden acaip sisti. Cok enteresan, haftasonu hicbir sey yokken, ertesi gun birden sis bir suratla uyandim. Hamilelerin dogurmak uzereykenki yuzlerinden bahsediyorum. Aynen oyle oldum.. Beni gorenler de sanki doguma hazirsin gibi duruyorsun diyorlar. Umarim daha olmaz, daha cok erken. En azindan 37. haftaya kadar beklesin de, ondan sonra istedigi zaman gelsin. 

Bu arada muayenedeyken cok komik bir diyalog oldu doktorumla aramizda. Hafta sonu icin sehir disina cikip cikamayacagimizi sorunca once yuzunu burusuturup ne gerek var gibilerinden konustu doktor. Ben de doguma kadar son firsat, cok da uzaga gitmeyecegiz deyince, nereye gidecegimizi sordu. Sapanca deyince de rahatlayip "aaa, git git, iyi olur, ben de haftasonu orada olurum, birsey olursa seni oralarda dogurturum , sorun degil " demez mi :) Ben de gonul rahatligiyla gittim ve sansimiza kar yagdigi icin cok keyif aldim. Dogum oncesi anne, baba ve tek cocuk seklindeki minik ailemizle son kacamagimiz oldu. 

Dondukten sonraki gun evde cok sakin bir gun gecirmeme ragmen aksama dogru sancilanmaya basladim. Once pek onemsemedim, ne de olsa Braxton Hicks denen kasilmalar bu aralar cogalir normalde ama iki saat boyunca gayet duzenli bir sekilde on dakikada bir olunca ne olur ne olmaz diye gecenin bir vakti hastanede aldik solugu. Orada hemen NST' ye bagladilar ama bir iki ufak sanci disinda onemli bir sey olmadi. Hep oyledir ya, doktora gidince butun sikayetler biter ya, bu da o misal oldu. Simdilik ara ara yine sancilaniyor gibiyim ama duzenli olmayinca pek ustunde durmuyoruz..

Insallah zamanini bekler de gelir Emir oglum...


 

deyda'nın dükkanı Copyright © 2010 Designed by Ipietoon Blogger Template Sponsored by Emocutez