28 Aralık 2010 Salı

Bebekli hayati kolaylastiran pratik urunler 1

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 14:36 2 yorum
Hep bebeklerimiz konusunda yaziyoruz ama bebekli annelerin hayatini kolaylastiran urunlerden de bahsetmemek olmaz diye dusunuyorum. O yuzden kendi kullandigim ve test edip onayladigim urunleri de burada paylasmaya karar verdim. Umarim yeni annelerin isine yarar.
Benim ablam Amerika' da yasadigi ve onun da kucuk bebegi oldugu icin surekli en son urunlerden haberdar oluyorum. Onun ziyaretine gittigimizde de isimize yarayan bir suru urunle donuyoruz.
Bunlardan ilki yanda resmini gordugunuz emzik temizleme mendili. Nasil bizde islak mendil satiliyorsa, orada da tamamen dogal urunlerden yapilan emzik temizleme mendilleri satiliyor. Benim cocugum emzik kullanmiyor diye dusunmeyin, bununla biberon ve bebegin agzina aldigi bilimum oyuncagi vs de silinebiliyor. Disarida oldugum zaman bunlar benim hayatimi kurtariyor.
Defne hala emzik kullaniyor ve bazen sinirlenip sokagin ortasina ativeriyor. Hemen cikariyorum bir tane mendil, guzelce siliyorum emizigi ve tekrar hanimefendiye veriyorum. Bu sekilde bir suru emzik tasima sorununa da cozum bulmus oldum.
Bu urunu getirtme sansiniz varsa , hic tereddut etmeyin derim!


-Defne'nin pratik annesi-

25 Aralık 2010 Cumartesi

30.Hafta

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 14:51 5 yorum
Bugun kontrole gittik. Once hemsire her zamanki gibi tansiyon ve kilo olcumu yapti. Bunu goren Defne hemsireye dusman kesilip "anne aciiiiiiii anne aciiiii" diye bagirmaya basladi. Yazik, hemsirenin canimi yaktigini dusundu. Ben ne kadar da canim acimiyor dediysem de inandiramadim. Nitekim ultrason esnasinda doktorumuz hemsireyi disari cikardi da Defne rahat bir nefes aldi :)
Bu hafta oglum yaklasik 43 cm ve 1650 gr civarinda. Hos Defne' de de, Ayda'da da bu olcumler cok yanlis cikti ama doktoruma bunu anlattigimda dedigi sey :"sehir efsanesi gibi, hic bu kadar sapma duymadim !" Bakalim bu sefer dogru cikacak mi olcumler.
Cok sukur hersey yolunda gorunuyor, yalniz bu sefer de resim alamadik. Beyefendi pek nazli, hep yuzunu sakliyor! Hatira olsun diye dort boyutlu bir resmi olsun istemistim ama kismet degilmis. Bir sonraki randevumuz uc hafta sonra ve o zaman artik resim cekilemeyecek kadar buyumus oluyorlar. Eh yani , benim yapabilecegim bir sey yok, kendi sucu :)
Kemiklerini olcerken bu cok iri kemikli bir bebek dedi doktor. Ne demek istedigini anlayamadim ama kalin kemikleri var demek istediyse babasina cekmis :)
Bendeki degisikliklere gelince : belim cok agrimaya basladi. Defne'de hic oyle bir sorunum olmadi. Bunda yatsam da , otursam da belim agriyor. Hamileler bilir, genelde sol tarafa yatmak gerekiyor ama bunu da beceremiyorum. Surekli yer degistiriyorum ve hangi tarafa yatarsam yatayim belim agrimis bir sekilde uyaniyorum. Bunu buyuklerimize anlattigim zaman "eh erkek bele vurur" diyorlar. Cok komik geliyor bana bunlar. Hos benim hamileliklerimde dogru aslinda, kizimda bel agrisi cektigimi hatirlamiyorum. Ama yine de oyle bir genelleme yapmalari cok komik. Aynen kizda karin yayvan , erkekte sivri olur demeleri gibi. Bende ikisinde de sivriydi .
Onun disinda doktor bana "rica ediyorum mumkun oldugunca yat ve dinlen" dedi. Ben "saka yapiyorsunuz heralde" deyince de "biliyorum Defne cok hareketli ve yorucu ama senin de dinlenmen lazim" dedi. Nasil olacaksa??
Hatta Defne yuzunden magnezyum dozunu gunde ikiye cikardi. Ama ben cogu zaman o tek dozu bile almayi unutuyorum.
Bundan sonra bir kez uc hafta sonra , sonra iki hafta sonra, en sonunda haftada bir kontrole gidecegim. Zaten ondan sonra pek bir sey kalmiyor. Sona iyice yaklasiyoruz.


-Defne' nin hamile annesi-

24 Aralık 2010 Cuma

Almanca oyun grubuyla kurabiye yaptik

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 20:04 9 yorum



 Bugun Almanca oyun grubumuzla kurabiye yapmaya karar verdik. Biz Defne ile bunu daha once yapmadigimiz icin ne kadar aktif olacagini kestiremedim. Ustelik Defne'nin normalde uyudugu bir saatte denk gelecegi icin cok huysuz olacagini dusundum.
Bunu onlemek icin onu sabah once parka goturdum. Bu sekilde iyice yorulmasini sagladim ve oglen uykusuna erken yatirdim. Iki - iki bucuk saat uyumasini beklerken bizimki bir saat sonra anneeeyyyyyy diye uyandi. Uykusunu almasi icin tekrar uyutmaya calistiysam da pek basarili olamadim.. Biz de bu sekilde vaktinde oyun grubuna katilabildik.
Defne kurabiye hamurunu oyun hamuru sandi ve onu cok sevdigi icin hemen oynamaya basladi. Oklavayla once hamuru inceltti, sonra da degisik kaliplarla kurabiyeler yapti. Bu arada grubumuzun erkegi Kubilay cogunlukla isi kizlara birakip uzaktan bakmaya karar verdi. Erkek milleti daha bu yasta yemek isini kizlara
yigmaya calisiyor anlasilan :)
Butun kurabiyeleri tepsilere koyduktan sonra susleme isine gectik. Burada kizlar arasinda ara ara kavga ciktiysa da hepsini susleyebildik. Kimi zaman butun susleri tek kurabiyeye boca ettik, kimi zaman da cikolatalari cok begenip sus olarak kullanmaktansa yemeyi tercih ettik ama sonuc olarak hepsini bitirdik. Bu arada Kubilay kizlarin arasindaki cekismeye hic katilmayarak bize akilli bir erkek oldugunu gosterdi :)
Kurabiyeler pistikten sonra hep beraber oturup afiyetle yedik, hatta birer poset de babalarina vermek uzere eve getirdik.
Sonuc da hic fena olmadi :)
Ozellikle benim icin cok yorucu oldugu halde cok eglenceli gecti. Oyun grubunuz varsa tavsiye ederim :)


Defne' nin ilk kurabiyesi olarak tarihe gececek bu resim :)


-Defne' nin annesi -

19 Aralık 2010 Pazar

29.Hafta

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 21:33 4 yorum
Resim Turkmedikal.net sitesinden alinmistir




Artik yirmi dokuz haftalik oldum ve yavas yavas hamileligin vermis oldugu yan etkileri tekrar hissetmeye basladim. Bebek artik buyudugu icin tuvalete gitme ihtiyacim hic bitmiyor gibi birsey.
Midem basketbol topu kadar olan rahmim tarafindan iyice yukari itildiginden, az yemek yesem bile rahatsiz oluyor ve sanki dunyalari yemisim gibi siskinlik hissediyorum.(Bu aslinda hic fena olmadi cunku son zamanlarda yedigim tatlilarin-ozellikle de cikolatanin-haddi hesabi yok!) Beni en cok rahatsiz eden tarafi, yemek yer yemez midemin eksimesi, hatta cogu zaman mide suyunun agzima gelmesi. Bunu Defne'ye hamileyken hic yasamamistim. O zaman karnim cok daha kucuk oldugu icin bu kadar rahatsizlik vermiyordu ama gercekten de ikinci hamileliklerde karin cok daha buyuk oluyor-tabi eger adiniz Ebru Salli degilse :)
Bir de Braxton Hicks denen yalanci kasilmalar basladi ki, onlar da bazen rahatsizlik vermiyor degil. Bunlar bile Defne'ye hamileyken daha hafifti sanki.
Gobegim surekli buyudugu icin Defne birtakim seylerin farkinda gibi. Bebek diyeyip seviyor, oksuyor daha cok karnimi ama sanirim oyun saniyor. Henuz basina geleceklerden haberi yok tabi. Umarim cok fazla kiskanmaz ama bu konuda hic sansim yok gibi cunku bu aralar kucagima baska bir bebek aldigim anda deliriyor. Ne yapacagiz bilmiyorum. Iki ay sonra dogum gunu var Defne'nin. Umarim iki yasini doldurunca biraz daha ilimli olur :)


-Defne' nin koca gobekli annesi-































12 Aralık 2010 Pazar

28.Hafta

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 14:24 0 yorum
Son trimester'e girmis bulunmaktayim artik. Teknik bir arizadan dolayi kendi resmimi yukleyemedim ama onu da en kisa zamanda ilave edecegim.
Gecen hamileligim cok yakin bir zamanda olmasina ragmen bazi seyleri cok cabuk unutmusum. Mesela icimdeki minik'in tekmelerinin (henuz) ne kadar guzel bir his oldugunu, ani hareketlerden kacinmam gerektigini - bu aralar hep unutuyorum, sonrasinda karnima agri giriyor-artik egilmenin zor oldugunu, ayaklarimi belli bir zamandan sonra goremedigimi vs . vs.
Gercekten cok cabuk unutuluyor her sey!
Bu arada hala bir isim bulamadim ve hosuma giden bir sey de yok henuz. Herkes yavas yavas karar vermem gerektigini , yoksa isim konusunda daha da zorlanacagimi dusunuyor ama ne yapayim, icime sinen bir isimim bulamiyorum.
Iki hafta sonra tekrar kontrolumuz var, bakalim bu sefer beyefendi yuzunu gosterecek mi. En son gittigimizde kollarini yuzunun onunde capraz baglayarak yuzunu sakladi ve birsey goremedik.. Umarim bu sefer uslu olur.
Defne' de de guzel bir foto yakalayamamistik, umarim bu sefer basaririz!
Artik sadece iki bucuk ay kaldi doguma ve iki cocuklu bir aile olacagiz. Her sey daha zor, daha yorucu ama ayni zamanda daha keyifli olacak. Yenidoganlara bayildigim icin oglumun kokusunu simdiden ozledim. Defne izin verdigi olcude minigimi bol bol koklayacagim.
Defne birseyler hissetmis gibi bu aralar kucagima aldigi butun cocuklara kiziyor ve "anne benim" diye onlari azarliyor. Beni bayagi bir zorlayacak gibi gorunuyor ama mutlaka herkesin mutlu olacagi bir formul bulacagiz diye dusunuyorum. Ona "abla" muamelesi de yapmak istemiyorum hic. Ne de olsa o da sadece yirmi iki aylik bir kuzu :)


-Defne'nin annesi ve karnimdaki minik'in anne adayi -

9 Aralık 2010 Perşembe

Defne bugun 22 aylik oldu!

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 22:31 0 yorum
Sanki daha dun dogdu benim kucuk sevgilim. Zaman nasil da akip gidiyor, inanilir gibi degil! Iki ay sonra ikinci yas gununu kutlayacagiz. Birkac hafta sonra da kismetse kardesi dogacak.
Bu arada Defne bayagi bir seyler soylemeye basladi. Artik derdini guzel guzel anlatabiliyor. Iki dille buyuttugumuz icin de bazi kelimeleri Almanca, bazilarini Turkce soyluyor. Hangisi kolayina geliyorsa onu kullaniyor. Digerini kesinlikle soylemek istemiyor simdilik. Ama uc yasina dogru ancak oturuyormus diller ve kelimelerin anlamlari. O yuzden simdilik bu sekilde idare ediyoruz. Cok komik cumleler kuruyor, yarisi Almanca, yarisi Turkce. Ben anliyorum tabi hepsini , ama iki dile de hakim olmayanlar zorlaniyor tabiki.
Bu arada buyudukce yeni ozellikler cikiyor ortaya. Yirmi gunluk memleket seyahatinden sonra Defne babasina inanilmaz duskun oldu. O kadar ki, gece sut icmek icin uyandiginda kesinlikle beni degil, babasini istiyor. Agladiginda baba diye agliyor. Ben yanina gittigimde bana "i-ih anne giiiiitttt, baba geeellllll" diye bir de firca atiyor! Hatta dun gece abartip benden sut sisesini almadi. Babasi verince tipis tipis icti butun sutu.
Aslinda isime gelmiyor degil, pek kalkmak zorunda kalmiyorum gece bu triplerinin sayesinde ama diger taraftan da insan sinir olmuyor degil. Butun gun bakan ben, her seyiyle ilgilenen ben, aksam da baba gelir gelmez pabucumuz aninda dama atilsin! Ama yapacak bir sey yok, bosuna babalar ve kizlari dememisler.
Hele bir oglum dogsun, gosterecegim onlara gunlerini :))


-Defne' nin kiskanc annesi :) -

3 Aralık 2010 Cuma

Hamileleri taciz etmeyinnnn!!

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 22:57 4 yorum
Defne'ye hamile kalmamın üzerinden çok da vakit geçmediği halde insanların ne kadar manyak olabildiğini unutmuşum. Daha doğrusu ülkemizdeki insanların demem lazım çünkü yurt dışında bu tip olaylara pek rastlanmaz.
Şimdi göbeğim iyice çıktığı için tanımadığım insanların benimle pat diye samimi olabileceğini, bin bir nasihat verebileceğini, en kötüsü de istedikleri zaman istedikleri gibi karnıma dokunabileceklerini hatırladım. Bu nasıl bir şeydir ya?? İnsanlar nasıl bu kadar rahat olabilir?? Hamileyim diye bu laubaliliklere göz mü yummam gerekiyor?
Ben henüz bunlardan hoşlanan bir hamile görmediğim halde insanların kendinde hamileleri bu şekilde taciz etme hakkına sahip olduklarını sanmalarına şaşırıyorum. Özellikle de taciz edenler de kadın olduğu için. Yoksa insan zamanla hoşlanmadığı şeyleri unutuyor mu? Veya "ben taciz edildim, dolayısıyla ben de taciz etmeliyim" psikolojisine mi giriyor insanlar, anlamıyorum ki!


Karar verdim, bundan sonra izinsiz karnıma dokunanlara aynı şekilde karşılık vereceğim. Bakalım ne yapacaklar !


-Defne' nin sinirli annesi-
 

deyda'nın dükkanı Copyright © 2010 Designed by Ipietoon Blogger Template Sponsored by Emocutez