25 Kasım 2010 Perşembe

Sonbahar depresyonu..tabi vaktim oldugu kadar :)

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 21:11 2 yorum
-Defne' nin bana izin verdigi olcude- depresyona girdim. Daha dogrusu girip cikiyorum surekli cunku bu minik maymun surekli ilgi alaka istiyor  ve onu oyalayayim derken gelgitleri tam anlamiyla yasayamiyorum. Depresyon bile luksmus anne olunca, onu anladim :)
Hem hamilelik hem de bir turlu gelemeyen soguklar bende bu aralar bayagi degisken bir ruh haline neden oldu. Bir bakiyorum son derece neseliyim, bir bakiyorum mort domuzuna donusmusum. Bir de havalardan kaynaklanan bas agrilari da eklenince , iyice sinirli oluyorum, yorgun oluyorum. Aksam oldu mu tavuk gibi uyumak istiyorum. Allahtan kocacigim bana aksamlari yardimci oluyor da biraz olsun dinlenebiliyorum.


Sicaklar her ne kadar guzel gelse de , artik kis gelsin istiyorum. Bu havalar bana yaramiyor!! Ben her turlu havayi mevsiminde severim. Yetti artik sicaklar.


-Defne'nin kilcik annesi-

24 Kasım 2010 Çarşamba

25.5 hafta

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 18:49 0 yorum
On bes gun diye planladigimiz tatilimiz biraz uzayinca dun ancak kontrole gidebildim. En son kontrolumuzden iki bucuk ay sonra! Ama hareketleri vs hep ayni sekilde devam edince ben de hic dert etmedim. Gercekten de ikinci hamilelikler cok daha rahat oluyor. Ilk hamileligim olsaydi coktan panik olmustum ama bu sefer nedense icim cok rahat.
Oncellikle Defne' ye kiz kardes planim suya dustu, bu sefer oglumuz oluyor. Kendimi erkek annesi olarak goremesem de bu fikre artik alismam gerekecek. En zor kismi da isim, kesinlikle hic bir isim hosuma gitmiyor. Halbuki ne kadar guzel kiz isimleri var! Ne cok klasik, ne de cok modern olsun istiyorum o yuzden isim bulmak benim icin cok zor olacak galiba. Bir arkadasimin oglu neredeyse alti ay isimsiz kalmisti. Ben de ona guldugum icin benim de basima ayni sey gelecek galiba :))
Onun disinda yuzmeye devam ettigim icin fiziki olarak kendimi iyi hissediyorum, gercekten cok iyi geliyor, butun hamilelere tavsiye ederim. Migrenlerim cok ama cok azaldi bulantim da hic kalmadi cok sukur. Defne'de cok cekmistim mideden, bu sefer daha rahatim.
Defne' de agzima tatli bir sey koyamayan ben bu sefer cikolataya doyamiyorum. "Ye eksiyi cikar Ayse'yi, ye tatliyi cikar Atli'yi " diyen buyuklerimiz dogru soylemis galiba cunku Defne' de de hep eksi yedim!
Defne demisken, yavas yavas onu da bir oyun grubuna yazdiracagim, hatta pazartesi gunu yazdirmayi dusunuyorum ki doguma kadar iyice alissin okula.


Simdilik hoscakalin..


Bu arada erkek isim icin onerilere acigim!


-Defne'nin sisen annesi-

21 Kasım 2010 Pazar

Veee eve donduk...

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 16:26 0 yorum
On beş gün olarak planladığımız memleket tatilimizden çeşitli nedenlerden dolayı ancak dönebildik. Defne daha önce de bahsettiğim gibi genelde hep çok uyumluydu, ta ki döneceğimiz günün bir önceki gününe kadar. Çocukcağız oradan oraya gitmekten artık iyice yorulmuş ve bunalmış olmalı ki birden canavarlaştı. Herkese bağırıp çağırmaya, kızmaya , hatta hiç yapmadığı bir şey - vurmaya başladı. Belki de bu kadar olumlu anlatmamalıydım davranışlarını, nazar değdi herhalde diye düşünüyorum.
Ama olsun, bu da geçer.
Döndüğümüz akşam kardeşim sağ olsun, bizi yemeğe çağırdı. Bizimki de onun çocuklarını o kadar özlemişti ki - son hafta artık her gün onları sayıklamaya başlamıştı - bu yemekte bol bol hasret giderdi onlarla. Sürekli sarılıp öpüşüp koklaştılar. O kadar tatlılardı ki..
Memlekette iki günde bir ev değiştirince sürekli Defne ile aynı yatakta yattığımız için evdeki ilk gecede uyumakta epey bir zorlandı ama bu da uzun sürmedi. Oyuncaklarını, odasını, en önemlisi de babasını o kadar çok özlemiş ki, eski düzenine alışması pek zor olmadı. Dönüşümüz dokuz günlük bayram tatiline denk gelince babasıyla bol bol hasret giderme fırsatları da oldu. Gece süt isteyince baba diye ağlıyor, sabah kalkınca direkt babasına gidiyor, benim yanıma uğramıyor bile! Her ne kadar bu durumu birazcık kıskansam da bana da dinlenme fırsatı verdiği için işime gelmiyor değil.
Ben de o kadar yorulmuşum ki, sabahları dokuz buçuktan önce yataktan çıkamıyorum. Bugün son dinlenme günüm, yarın babamız işbaşı yapacağı için benim mesaim yine erken başlayacak. Bu arada bir çok çocuk gibi Defne de dün gece aniden ateşlendi. Gece rahat uyusun diye ateş düşürücü verdiğim halde otuz dokuz buçuk - kırk civarında seyretti ateşi. Doktorumuz Kadir Tuğcu' dan alıştığımız şekilde gündüz herhangi bir şey vermiyoruz. Bu durumu da bir iki gün içinde atlatırız herhalde. O zamana kadar kuzuma çok iyi bakmaya devam edeceğiz.
Salı karnımdaki bebiş için doktora gideceğiz, bakalım o ne alemde. Tekmelemekten başka bir şey yapmıyor şu aralar. Hatta Defne bugün kafasını karnıma koyup uyuyakalınca rahatsız olup sürekli kafasına doğru tekme attı. Çok komikti :))
Salı günkü randevumuzdan sonra yeni havadislerle karşınızdayım!


-Defne' nin koca göbekli annesi -

9 Kasım 2010 Salı

Bu seyahatin bize faydalari..

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 20:28 2 yorum
Gecen sene Defne bes bucuk aylikken Amerika' ya gittigimde herkes deli oldugumu, kucuk bebekle seyahatin cok zor oldugunu, cok zorlanacagimi falan soylemisti. Bana tam tersi cok kolay gelmisti. Defne yol boyunca uyumustu, Amerika' da bulundugumuz surede de bana hic zorluk cikarmamisti.
Ben asil yirmi aylik Defne ile ciktigim bu seyahatten korktum cunku bir suru ev ziyaret edilecek, sehirden sehre gidilecekti. Dolayisiyla butun duzeni alt ust olacakti ama benim akilli kizim o kadar guzel uyum sagladi ki (masallah diyen hemen! :)), bana hic zorluk cikarmadi. Hatta sadece karanlik ve sessiz ortamlarda uyuyabilen kizim butun bunlari asti ve her uykusu geldiginde biraz pispisla, biraz da sallamayla da olsa hemen uyuyuverdi.


Ben sahsen cok saskin ve mutluyum bu durumdan , nasil olacak , ne yapacagim derken her sey yolunda gitti Allahtan. Birtek bana cok baglandi. Ozellikle geceleri ara ara uyanip yaninda olup olmadigimi kontrol ediyor ama onu da eve dondugumuzde hallederiz diye dusunuyorum.
Burada bir suru yeni yuzle tanisti ve herkese mavi boncuk dagittigi icin cok sevildi :) Kendisi de acaip mutlu bu durumdan. Eve dondugumuzde bayagi bocalayacak bir sure bu kadar kalabaliktan sonra


En buyuk sorun babamizi cok ozlemis olmamiz. Her gun bana telefonu getirip "alo baba" diyor ve babasiyla konusmak istiyor. Gecen sabah da baba baba diye aglayarak uyandi ama yakinda donecegimiz icin onu da halletmis olacagiz.


Simdilik bu kadar..


-Defne' nin annesi-
 

deyda'nın dükkanı Copyright © 2010 Designed by Ipietoon Blogger Template Sponsored by Emocutez