29 Eylül 2010 Çarşamba

Hamilelik ve tiroid

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 21:51 0 yorum
Hamileliklerimden yaklaşık üç sene önce tiroid bezimde bir nodul tespit edilmişti. Yapılan biyopsi temiz çıkmıştı ve altı ayda bir takip etmekten başka bir şey yapmam gerekmemişti. Defne' ye hamile kaldığımda herhangi bir değişiklik olmadı, yine her şey aynı düzende devam etti, ta ki yeniden hamile kalana kadar. İlk rutin testlerde tiroid hormonlarının gerektiği gibi çalışmadığı belli olmuştu aslında ama hem çok aşırı bir sorun olmadığından hem de daha çok erken olduğu için üçüncü ayda tekrar test yapmaya karar vermişti  doktorum. Nitekim üçüncü ayda yine kan testi yapıldı ve aynı şekilde ufak çapta sorun olduğu saptandı. Bu sefer de ilaç vermek için çok erken olduğunu söyleyen doktorum dördüncü aya kadar beklememiz ve hamileliğim boyunca her ay test yapmamız gerektiğini söyledi. 
Bugün tekrar gittiğimde sadece muayene olabildim çünkü bu test için aç olmam gerektiğini bildiğim halde bu önemli detayı unutarak! randevuyu öğleden sonraya almıştım. Artık yarın sabah aç karna gidip kan aldıracağım ki bu aralar sabahları o kadar acıkıyorum ki, nasıl dayanacağımı bilmiyorum. 
Eğer bu sefer de sonuç aynı çıkarsa ilaç almaya başlamam gerekecek. Bu Tiroid hormonu o kadar önemli ki, eğer doğru dozda çalışmazsa bebeğin beynine zarar verebilir. 
Umarım bu sefer her şey yolunda gider ve bu gebeliğimi de ilaçsız sağlıklı bir şekilde tamamlarım. Gebelikte alınan vitaminler, demirler bana fazlasıyla yetiyor, buna yeni ilaçlar ilave etmek hiç işime gelmiyor ama mecbur kalırsam yapacak bir şey yok tabi.
Yarından sonra inşallah iyi haberler veririm.

-Defne' nin annesi-

22 Eylül 2010 Çarşamba

Iki cocukla bas basa

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 17:01 0 yorum
Bugun iki kucuk cocukla butun gun bas basa kaldim. Mart gibi Defne' nin kardesi de aramiza katilacagi icin bu benim icin iyi bir tecrube olacakti. Daha once defalarca iki , hatta uc cocuga birden baktim ama bu sefer yalnizdim. Bundan oncne hep ya bakici ya da annem yardim ediyordu.
Kardesimin isi oldugu icin iki bucuk yasindaki kizini sabah bana birakti. Adi Ela olan bu tatli seker sabah erken uyanmis ve uykusunu alamamis. Ayni sey Defne icin de gercerliydi.  Ama Ela gelince biraz acildi ve beraber oyun oynamaya basladilar.
Sunu anladim, tek cocukta ev dagiliyor ama iki cocukta bomba dusmus gibi oluyor. Toplamak ne mumkun! Butun oyuncaklar ortaya saciliyor, binlerce oyuncak olmasina ragmen ayni oyuncak icin kavga ediliyor, her taraf darmadagin oluyor. Ama yine de guzel oynadilar. Oglen uykusundan once banyo yapmak istediler, ben de onlari kuvete sokup banyoda kullanilan boyalardan verdim. Once fayanslari, sonra birbirlerini boyadiktan sonra sira yikamaya geldi. Iste burada sicak sudan dolayi iyice uykularinin gelmesiyle mizirdanmalar basladi ama yine de idare edilecek gibiydi. Defne biraz daha aglanmaya basladi ama oglen yemeginde ikisinin de cok sevdigi mantiyi karsilarinda gorunce, biraz da birbirlerine inat yeme yarisina girdiler ve yemek boyunca kahkahalar eksik olmadi. Asil sorun uyku zamani gelince basladi. Defne artik uykusuzluktan dayanamayacak hale gelince aglamaya basladi ve boynuma yapisti. Bunu goren Ela "annnnneeeeeeeeyyyyyyyyyyyyy" diye fergat figan aglamaya baslayinca once ne yapacagimi sasirip gozleri artik kapanan Defne' yi yatirmaya karar verdim. Bu durumda Ela'yi bes dakika da olsa yalniz birakmam gerekti ki bu da "annnneee" derkenki sesinin her aglamada daha da yukselmesine sebep oldu!


Ela' yi duyan Defne bir turlu uyumak istemedi, Ela bir turlu susmak bilmedi!


Allahim ne yapacagimmmmm diye dusunurken, Defne daha fazla dayanamayip sizdi. Ben de Hemen Ela' nin yanina geldim ve onu da uyutmaya calistim. Fakat anne uyutacak diye tutturdu. Ben de hayatimda hic yapmadigim bir sey yaptim ve onu bacaklarimda sallayarak uyuttum. Baske care kalmayinca anneannelerin yontemine basvurdum ve ise yaradi!


Uykularini aldiktan sonra hicbir sorun kalmadi. Ikisi de birbirinden seker bir sekilde oynadi.


Benim iki cocuklu olmaktan ogrendiklerim :


- yemek yedirmek cok daha kolay, birbirleriyle yaristiklari icin ne yediklerine bakmiyorlar
- uyutmak cok daha zor, ozellikle uykulari ayni anda geliyorsa
- birlikte oynadiklari icin benim ilgimi cok fazla istemiyorlar ve bana yemek yapacak, ortaligi toparlayacak  
  veya dergi okuyacak vakit kaliyor
- iki kat fazla popo yikamak ve bez degistirmek zorunda kaliniyor


En onemlisi, iki cocuklu hayat daha guzel!


-Defne' nin yorgun ama mutlu annesi-

20 Eylül 2010 Pazartesi

16. Hafta

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 10:38 0 yorum
Artik 16. haftadayiz. Zamanin nasil gectigini anlamadan dort ayi nasil devirdik bilemiyorum. Defne hanim ile bu kadar mesgul olurken bu ufakligi cok ihmal ediyorum gibi geliyor bazen ama genelde ikinciye hamile olanlarin cogu bu sekilde hissediyor diye kendimi acindirmaya izin vermiyorum :) 
Resimden de anlasilacagi uzere karnim iyice belli oldu artik.  Karnimi icime cekmeye calissam da pek bir fark olmuyor, fakat iyi tarafindan bakacak olursak , artik sisko degil de , hamile oldugum anlasiliyor. 
Gecen gun esimin arkadasi bize geldi ve cok ciddi sekilde iltifat edermis gibi " tebrik ederim, hic hamile gibi gorunmuyorsun, daha cok gobeklenmissin gibi duruyorsun " dedi. Ben: "??????"
Ikince hamilelikleri ilkinden ayiran cok buyuk bir ozellik de randevu gun ve saatlerini karistirabilmektir :) Ilkinde asla basima gelmeyen sey bunda oldu ve bu haftaki randevumuzun hangi gun ve saatte oldugunu hatirlamiyorum :) Yarin sabah doktorumu arayip sormam gerekecek, ne kadar ayip!  hahaha :)
Ne yapayim,  oldu iste. Isin komik tarafi , bu haftaki muayenede bebegin cinsiyetini gorebilecegiz. Buna ne kadar onem verdigim randevu gununu hatirlamamamdan belli oluyor. Baskasi olsa gece uyuyamaz, bir an once gidip ogrenmek ister. Benim gercekten umurumda degil ..
Gecen randevuda bir bucuk kilo almistim. Bu seferkini bilemiyorum cunku tartinin pili bitti ve ben yenisini almayi bir turlu akil edemiyorum. Bunu da her seferinde unutuyorum ve bu da galiba kilo alma olayini da pek ciddiye almadigimi gosteriyor. Yoksa bir cesit Alzheimer mi oluyorum???
Karnima bakilacak olursa , bu ay biraz fazla almis olabilirim ama onu da kontrole gidince ogrenecegim artik :)  
Simdilik bu haftayla ilgili bu kadar ama daha fazlasini  muayeneden sonra ogreneceksiniz.

Simdilik hoscakalin..

-Defne' nin her gun sisen annesi -

19 Eylül 2010 Pazar

My Gym deneme sonucu

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 22:22 5 yorum
Cumartesi sabahki deneme dersimizin sonuclarini ancak bugun yazabiliyorum.
O sabah Defne inanilmaz keyifsiz uyandi. Uzun zamandir yapmadigi bir sekilde-aglayarak uyandi. Hayirdir insallah deyip kahvalti ve giyinme faslindan sonra yola koyulduk. Yolda uykusu gelmis gibi davrandi ve 15 dakikalik yolda nerdeyse uyuyakaliyordu ki normalde asla ogleden once uyumaz. Neyse ki tam zamaninda vardik ve hemen iceriye girdik. Defne' nin yasitlarinin oldugu grup dersi yeni baslamisti, bizimki de bir onceki grup dersi gibi bir derse katilacagini dusunerek once sevindi. Fakat bu seferki cocuklar daha cok bebek gibiydi. Kimisi yeni yuruyordu, kimisi orali degildi, baska yerlere kosuyordu, kimisi de aglayarak kacmak istiyordu.
Once daire seklinde oturup herkesle tanistik. Sonra anneler cocuklarinin kollarini yukari , asagi, saga , sola vs. kaldirip indirmeye basladi ve gecen gunku dersten sonra bunlar benim kizim pek sarmadi.  O yuzden devam etmek istemedi ve aletlere yoneldi. Yine tramplende zipladi, borulardan gecti, merdivenlere tirmandi ve bunun gibi baska seyler yapti. Ama kesinlilkle egitmenlerin istediklerini yapmak istemedi. Resmen butun gicikligi ustundeydi.


Gecenki dersin egitmeni bu derse de girdigi icin cok sasirdi, sonra Defne' nin buradaki cocuklardan cok daha ileride oldugunu ve bu yuzden sıkıldığını soyledi. Bu gruba degil de , daha cok oteki gruba uygun olduguna karar verdi. Ben de ona katilmakla beraber iyice kararsizlastim.  Ya onu yazdirirsam ve yine hicbir seye katilmak istemezse? Ya da sadece tersinden kalktiysa ve aslinda normal sartlarda kendi yasitlarinin oldugu gruptan da zevk alacaksa?
Soyle bir gercek var, her iki dersten sonra butun enerjisini tuketmis oluyor ve guzel (en onemlisi uzuuun ) bir oglen uykusu cektikten sonra aksam ustu daha sakin oluyor.
Diger oyun grubunda bu kadar yorulmuyordu ama orada da farkli seyler ogreniyordu, yapistirma, kesme, resim yapma gibi. Ikisinin de ayri ayri arti ve eksileri var ama ben hala Defne icin hangisinin daha dogru oldugunua karar veremedim.
Ekim ayinda Defne ve ikizler on bes gun oyun grubuna devam edecekler. Once oraya kaydettik. Eger buradan zevk alirlarsa , buraya devam edecekler , fakat istedigimiz gibi gitmezse My Gym'e yazdiracagiz buyuk ihtimalle.
Bazilariniz fiyat bilgisi istediniz. Kisaca o konuya da degineyim :


Playbarn : haftada iki gun iki saat 300 TL (aylik uyelik)
My Gym : Haftada bir gun bir saat egitmenlerle ders, haftada bir gun bir saat serbest oyun 600 TL (iki aylik    
                uyelik)


Bu arada Gymboree' yi de denemek istiyorum. Ona da katildiktan sonra yine burada paylasacagim.


-Defne' nin annesi -

17 Eylül 2010 Cuma

My GYM denemesi

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 14:49 4 yorum
Bugun Defne ve ikiz kuzenlerini My Gym'e goturduk.  Aslinda sadece fiyat ve program sormak icin gittik ama ikizlerin yasina uygun bir program baslamak uzere oldugu icin onlarin deneme dersine girmelerine karar verdik .
Biz de o arada Defne ile oyun odasinda beklemeye karar verdik. Akli surekli ikizlerde olmasina ragmen yirmi dakida boyunca cok guzel oyalandi. Oradaki oyuncaklarla oynadi, puzzle yapti, resim yapti.. Ama birden canina tak etti ve kendini disari atip gym dersine katilmak uzere ikizlerin yanina gitmeye calisti. Once izin vermediler ama bes dakida icinde Defne'nin cabalari sonucsuz kalmadi ve benim de ona goz kulak olmam sartiyla kosede oynamasina izin verdiler.
Orada oynamaya baslayinca o kadar mutlu oldu ki , anlatamam! Bir suru barfiks cekti, engebelerden tirmandi, yuvarlandi, zipladi , yuksekten atladi ve bunlari yaparken hic korkmadi. Hatta oradaki egitmenler cok sasirdilar cunku Defne bu gruptakilerden on ay daha kucuk ve hic geri kalmadi. En son dans bolumunde hepsinden daha guzel dans edince, aslinda bu gruba uygun olduguna , fakat yine de kendi grubuyla da bir deneme dersine katilmasinin iyi olacagina karar verdiler. Biz de yarin bir daha gidecegiz bakalim.


Fiyat olarak Amerika' daki My Gym'den  uc-dort kat daha pahali ama Turkiye'de maalesef alternatifi yok.
Keske bu tarz yerler cogalsa da fiyatlari daha makul seviyeye cekseler , herkes de cocugunu goturebilse cunku kucuk yasta cocuklari spora alistirmak o kadar onemli ki!


Burada alti haftadan on uc yasa kadar uygun gruplar mevcut. Aslinda harika ama dedigim gibi, herkesin odeyebilecegi rakamlar degil maalesef.


Yarinki deneme dersinden sonra Defne ve ikizleri buraya mi yoksa bir oyun grubuna mi kaydedecegimize karar verecegiz.


- Defne' nin annesi -

15 Eylül 2010 Çarşamba

Defne'yi oyun grubuna yazdirmali mi yazdirmamali mi?

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 16:42 4 yorum
                                        Bu sabah on dokuz aylik Defne' yi ve yirmi dokuz aylik ikiz kuzenlerini Caddebostan'daki Playbarn'a goturduk. Aslinda amacimiz onlari her hafta bir gun oynasinlar diye goturmekti ama orada cok guzel vakit gecirdikten sonra kardesimle onlari neden oyun grubuna kaydetmeyelim diye dusunduk .
Oyun grubu haftanin iki gunu iki saat olacak ve kucuk olmasina ragmen Defne' nin cok sevecegine inaniyorum. Ilk gittigimizde benden cok ayrilmak istemedi ama 15 dakika icinde beni unutup gonlunce oynamaya basladi. Hatta bir ara ayakkabilarini cikarip tramplene tirmanmaya calisti :)
Kardesi dogduktan sonra Defne' yi zaten bir yuvaya yazdirmayi dusunuyordum ama bu tarz bir oyun grubu onun daha sonra" kardesim geldi , artik beni sevmedikleri icin yuvaya yazdirdilar" seklinde bir dusunceye kapilmamasina yardimci olacak diye dusunuyorum.
Simdi sira babasini ikna etmekte cunku o daha kucuk oldugunu dusunuyor.  Buradaki oyun grubunda anneler sadece alisana kadar orada bulunuyor, daha sonra birakip gidiyorsunuz. Iste bu noktada Defne ne yapar , bilemiyorum. Bugun ben de orada oldugum icin cok rahatti, yine de ara ara gelip yokladi. Beni orada gorunce rahatlayip tekrar oynamaya daldi.
Her seye ragmen boyle bir grubun ona cok iyi gelecegine inaniyorum cunku Defne surekli yeni yuzler gormek istiyor. Cok sosyal bir cocuk o yuzden ben ona yetmiyorum artik :)


Ben boyle dusunuyorum ama bu konuda tecrubesi olan varsa, dinlemek isterim tabi ki...


-Defne' nin annesi -

14 Eylül 2010 Salı

Sezaryen sonrasi normal dogum

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 23:35 0 yorum
Bugun Blogcu Anne SSVD (sezaryen sonrasi vajinal dogum) ile ilgili cok guzel bir dogum hikayesi paylasmis.
Ben de Defne' yi kesinlikle normal dogurmak istemis, ama doktorumun -sonradan butun doktorlarin klasik cumlelerinden oldugunu anladigim- cikimin basik, cocuk cok buyuk, amniyos sivisi azalmis ikazlarini dinleyip cok asiri korkmama ragmen sezaryen olmayi kabul etmistim. Ne de olsa 40 haftayi doldurmustum ve ilk kez anne olacaktim. Bebegi tehlikeye atma fikri bana butun korkularimi unutturmustu. Sonradan kotu bir durum olmadigini anladim ama is isten gecmisti.
Simdi tekrar hamile kalinca doktoruma SSVD istedigimi soyledim ve hemen tepkiyle karsilastim. Boyle birseyi asla yapamayacagini, cok tehlikeli oldugunu ve boyle bir riske giremeyecegini soyledi . Ben de tesekkur edip hemen doktorumu degistirdim. Ne var ki yeni doktor da farkli seyler soylemedi. Kendisinin alayli oldugunu, 20 yillik is tecrubesi boyunca bu tarz bir dogumu hic gormedigini , hatta kendi hocalari tarafindan da yaptirilmadigini anlatti. Bu zihniyette olan biriyle tartismanin gereksiz olduguna karar verip oradan da ayrildim ve su an hamileligimi takip eden doktorla devam etme karari aldim.
Bu arada internette bu konuyu epey bir arastirdiktan sonra, SSVD yapabilmek icin yurtdisinda üc , Turkiye'de de bes sene gecmesi gerektigini okudum. Bu durumda Turkiye'de normal dogum yapmam imkansiz gibi gorunuyor, cunku bende iki dogum arasinda sadece iki yil olacak.
Yine de haftaya kontrole giderken su anki doktorumla bu konuyu konusacagim .
Sezaryenden nefret eden biri olarak bunu tekrar yasamak istemiyorum ama simdilik oyle olmak zorunda gibi gorunuyor.
Bu arada ablam SSVD 'u cok basarili bir sekilde yapmis biri fakat onun iki dogumu arasinda dort yil var ve normal dogumu Almanya'da yapti. Ilk dogumu sezaryene yonlendiren Turk doktordan sonra bir daha buradaki doktorlara guvenmemis, ikinciyi orada dogurmaya karar vermis. Ustelik cocuk ters gelmesine ve suni sanci vermelerine ragmen "ucuncu cocugum olsa onu da normal dogururum" diyecek kadar memnun kararindan.


Doguma kadar Turkiye'de de kurallar degisir diye umuyorum!


-Defne' nin anti-sezaryen annesi-

13 Eylül 2010 Pazartesi

Defne ile evde yaptigimiz aktiviteler

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 10:38 0 yorum
 Cok hareket ettigimde karnimda olusan agrilar nedeniyle doktorum bana dinleneceksin dedigi icin , Defne ile evde yapabilecegimiz aktiviteler arastirmaya basladim. Kendisi surekli disarida olmaya cok alistigi icin evde durmak istemiyor, dolayisiyla onu oyalayacak birseyler bulmaya calistim.
Cok guzel bir oneri Nurturia' daki annelerden birinden geldi. Banyo yaparken cocuklarin kullanabilecegi suda cozulmeyen pastel boyalardan edinmemizi tavsiye etti, ben de hemen Mothercare'de buldum ve aldim. Defne kalemle oynamaya bayiliyor. Butun duvarlari boyamadan ona resim yetenegini ozgurce gelistirebilmesi icin harika bir firsat vermis olduk. Ustelik suyu tutunca hemen cikiyor! Bu sekilde hem ben hem o rahat ettik. Artik banyo zamani ayri bir keyifli oldu bizim icin.
Bunun disinda bol bol oyun hamuru ve bunlari sekillendirebilecegi kaliplar aldik. Simdiye kadar pek oyun hamuru ile oynamasina musade edemedim cunku her seferinde onlari yemeye calisiyordu. Ama artik bu sorun buyuk olcude (hala ara ara deniyor! ) halloldugu icin yavas yavas basladik. Gecen gun tam bir bucuk saat hic ara vermeden oyalandi. Fakat isin ilginc tarafi, hamuru sadece babasiyla oynamak istiyor. Ben yanina oturdugum zaman hemen vazgeciyor.
Bunun disinda zehirsiz yapiskan aldim. Henuz kullanmasak da bununla renkli krep kagitlarini burusturup , yirtip , parcalarini bir kagida yapistirmayi planliyorum. Bundan da keyif alacagini dusunuyorum, bakalim...
Son olarak da onsekiz aylik cocuklara uygun iki parcali puzzle aldim. Icinde Defne'nin en cok sevdigi ciftlik hayvanlarindan alti tanesi var. Her hayvan iki parcadan olusuyor ve bunlari ayri ayri birlestirmesi gerekiyor.
Simdilik cok ilgi gostermedi ama beni yine de ara ara teklif edecegim.
Butun bu oyuncaklari pazartesi gununden itibaren her gun kuzenleriyle beraber kullanacak. Umarim dusundugum gibi keyif alir.
Bu arada baska onerileriniz varsa duymaktan cok memnun olurum :)


-Defne' nin annesi -

12 Eylül 2010 Pazar

15.hafta

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 14:31 0 yorum
Bugun on besinci haftanin birinci gunu. Butun kaynaklar mide bulantisinin artik olmamasi gerektigini soyluyor ama benimki bana misin demiyor. Sabahtan beri gecmek bilmedi. Migren de yoklamaya basladi. Bugun zor bir gun olacak gibi gorunuyor. Allahtan Defne'nin babasi evde de bana cok yardimci oluyor sagolsun.
Artik resmen hamile gibi gorunuyorum. Aslinda karnim sabah kalktigimda bu kadar cikmis olmuyor ama gun icinde yediklerimden icitiklerimden olsa gerek, bayagi bir fark ediyor. Zaten eski pantolonlarim olmuyor artik. Bu hafta hamilelik kotlarimi yatak altindan cikardim . T-shirtlere daha var gibi gorunuyor ama ben yine de nolur nolmaz diye onlari da dolaba koydum.
Defne'ye hamileyken bunlardan ne kadar bunalmistim! Simdi birkac yeni ilaveyle hepsi yine dolabimdaki yerlerini aldi. Birkac ay daha idare ettikten sonra hepsinden ilelebet kurtulacagim!


Ikinci gebelik oldugu icin bebegin harektelerini iki uc gun once hissetmeye basladim. Nasil bir his oldugunu bildigim icin bu sefer daha erken hissettim. Defne'de on sekiz haftalikken hissedebilmistim. Hareket derken oyle aman aman tekmeler falan degil, bu safhada daha cok minicik gidiklama, dokunma gibi tarif edilebilir. Ama ben bu hali cok seviyorum cunku bundan oncesinde pek hamile oldugunu anlamiyor insan. Hareket baslayinca hamilelik ayri bir anlam kazaniyor benim icin.


Bu arada herkes cinsiyet tahmini yapmaya basladi. Simdiye kadar gorumcem haric herkes erkek olacagini soyluyor, gorumcem ise kiz diyor :) Benden baska herkesin bir fikri var . Ben hicbirsey hissetmiyorum,  isin garibi, merak da etmiyorum. Acaba cinsiyetini hic ogrenmeyip herkesi gicik mi etsem diye dusunmuyorum degil :p


Sonucta Defne'nin bir kiz kardesi olmasi cok guzel olur. Biz dort kiz kardes oldugumuz icin nasil bir sey oldugunu cok iyi biliyorum ve Defne'min de bunu yasamasini istiyorum. (Ben de hep dort kizim olsun isterdim ama bir tanesini dogurduktan sonra bu isi ikide birakmaya karar verdim :)


Oteki yandan erkek evlat bana biraz yabanci geliyor ama gelirse onun da basimin ustunde yeri var tabi ki. Benim icin cok farkli bir deneyim olur ve beraber ogreniriz artik.


Sonuc itibariyle ne gelirse gelsin, Defne gibi saglikli, akilli ama birazcik daha sakin ve uslusu gelsin diye dua ediyorum :)


Ayin yirmi dordunde kotrole gidecegiz ve orada cani isterse cinsiyetini gosterir bizim minik.


Bakalim kim hakli :)


-Defne'nin  cikolataya doymayan annesi-

10 Eylül 2010 Cuma

ilk hamilelik ve ikinci hamilelik arasindaki farklar

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 15:57 8 yorum
Defne ile olan ilk gebeligimde cok fazla arastirma yapmistim. Kitaplar, forumlar, dergiler, degisik hamilelik siteleri, okumadigim birsey kalmamisti. En cok da Babycenter ve gebelik.org' u okuyordum. Gercekten de cok fazla bilgi veriyordu bu siteler. Defne dogduktan sadece 17 ay sonra tekrar hamile kaldigim icin bilgiler taze tabi ki. Bu durumda ilkindeki kadar arastirmiyorum ama yine de ara sira iki siteye de baktigim oluyor.
-Ilk hamileligimde alti bucuk ay boyunca surekli kustum. Hatta ofiste bile birsey konusurken aniden tuvalete kosup  sevgili ortagimi sasirttigim cok olmustur. Bu sefer boyle bir problemim yok. Mide bulantisi yine var ama cikaracak kadar degil.
-Bu hamileligimde ilkinde hic yasamadigim migren ataklariyla bogusuyorum. iki uc gunde bir yokluyor beni meret ama ona da alistim.
-Ilk hamileligimde uykum her geldiginde istedigim gibi kestirebiliyordum. Canim isterse uyurdum, istemezse okurdum, kisaca cok ozgurdum. Simdi ise Defne, uyku hali, yorgunluk vs. 'den anlamadigi icin uykusuzluktan olsem de onunla ilgilenmek zorundayim. Kimi zaman tek gozum kapali yaninda uzanarak oyun oynamaya calisiyorum, tabi izin verdigi olcude.
-ilk hamileligimde gobegim bes ay boyunca pek belli olmuyordu. Simdikinde ise ucuncu ayda hatiri sayilir bicimde buyudu. Hep ikinci hamileliklerde bunun olacagini soylemislerdi bana ama bu kadar fark edecegini dusunmemistim acikcasi.
-ilk hamileligimde haftanin uc gunu yuzmeye gitmistim. Bu hamileligimde de onumuzdeki ay baslamayi dusunuyorum. Umarim Defne engel olmaz :)
-ilk hamileligimde ilk uc ayda uc kilo almistim , midem cok bulandigi icin surekli ekmek, cubuk kraker ve leblebi yiyordum ki bu da bana kilo olarak geri geldi. Bu sefer ilk uc ayda bir bucuk kilo aldim. Bakalim nasil devam edecek.


Simdilik bu kadar. Yasadikca yine yazacagim.


-Defne'nin sisen annesi-

8 Eylül 2010 Çarşamba

Bugun cennete pembe balonlar ucacak!

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 13:26 0 yorum
Bugun minik Nehir' cik pembe yolculuguna cikiyor. Ben bu satirlari yazarken kalabalik bir aileyle birlikte cikacak bu yolculuga. Aslinda orada olmayi cok istiyordum ama doktor dinlenmem gerektigini soyledi. Ben de evde yatarken en azindan buradan katilayim diye dusundum.
Annesi Zeynep bu kucuk melegi pembe balonlarla ugurlayacak.. Cok hosuma gitti bu fikir, kucuk bir melegin cenazesinin soguk bir ortamda degil, pembe balonlarla ugurlanmasi..Nehir de bunlari goruyor olacak.


Hepimizi fethettin kucuk kiz! Nur icinde yat demeyecegim cunku sen zaten bir meleksin.
Yemyesil cennetinde senin gibi burayi erken terk eden arkadaslarin olacak. Onlardan birtanesi benim dunyalar guzeli yegenim Alara. Ona bizden cok selam soyle! Ve bizim de yaniniza gelebilmemiz icin dua edin...
Bugun sizin yaniniza ucacak olan pembe balonlar bizden size opucuk...


Senin yasayamadigin omrunun kalan yillari ablan Leyla'nin olsun , ailene de sabir sabir sabir diliyorum..


-Defne 'nin bugun pembe olan annesi -

6 Eylül 2010 Pazartesi

Evet, NEHİR'e!

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 11:22 0 yorum
Minik melek ile ilgili Ayşe Arman'ın bugünkü  yazısını okuduk ve biz bu paranın Nehir'in ailesine yollanmasını gerektiğini düşünüyoruz.


Yazıyı okumamış olanlar için kısaca anlatmak istiyorum, Nehir 3.5 yaşındaydı, Neuroblastoma hastalığı yüzünden dün aramızdan ayrıldı. Henkel, Ayşe Arman aracılığı ile Nehir için 20.000TL gönderecekti. Nehir aramızdan ayrıldığı için bu parayı başkasına mı versek diye bir anket! düzenlemiş Ayşe Arman, okurlarına soruyor napayım diye.


Bu para zaten Nehir için , Henkel'in bütçesinden ayrılmış bir para. Acısını yaşayan aileye bu gibi işleri düşündürtmemek, onları daha fazla yormamak, üzmemek, hastane masraflarında yardımcı olmak için çok gerekli. Ayrıca ablası Leyla'nın geleceği için de..


Yardıma ihtiyacı olan başkalarına, başka yardımların yapılmasına engel değil ki!


Lütfen siz de  Ayşe Arman'a mail atın, bu paranın Nehir'in ailesine gönderilmesi için konu başlığına sadece "Evet,Nehir'e" yazmanız yeterli, içeriği doldurmanız gerekmiyor.


Nehir'in ve ailesinin yaşadıklarını okumak isteyenler için blog adresi: www.nehir-im.blogspot.com/


Çok küçüktün miniğim ama çok büyük bir sevgi oldun...

bir minik melek...

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 00:00 0 yorum
Henüz yeni farketmiştim minik meleği, blogunu, yaşadıklarını. Bugün de gittiğini öğrendim..
Sabahtan beri biliyorum, annen, baban ve kardeşine güç diliyorum, sabahtan beri..
Nurlar içinde yat minik melek..

5 Eylül 2010 Pazar

Yasam ve Olum ayni yerde..

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 22:27 0 yorum


Bugun biraz duygusalim. Dun aksam hayat ve olumun ayni yerde nasil durdugunu ve bunun hayatin dengesi olugunu bir kez daha gordum.


Emziren anneler grubuyla bulustugumuz gun tabiki Defne de bizimleydi ama hic masada durmak istemedi. Tavsanlari kovalamak, gulleri koklamak, kargalari, kedileri beslemek pesindeydi surekli, tabiki ben de onun pesinde. Dolayisiyla hic oturtmadi beni ve surekli kosturmak zorunda kaldim. Bulusmanin sonuna dogru karnimin sag alt bolgesinde kasigima dogru inanilmaz bir agri basladi. Yurumek iskenceye donustu ve arabayla gitmemize ragmen eve zor dondum,  hatta gider gitmez uzanmak zorunda kaldim. Uzandiktan sonra yavas yavas agri azaldi ve sonunda gecti. Ben de cok yoruldugumu dusunerek yattim.


Ertesi gun - yani dun aksam-  Defne' yi babasiyla parka goturduk ve biraz yuruduk. Cok zorlamamama ragmen yine ayni agri basladi . Biz de hemen arabaya bindik ve iftara davetli oldugumuz kardesime gittik. Agri azalacagina iyice siddetlenince doktorumu aradim. Bana buyuk ihtimalle mekanik bir sorun oldugunu . fakat hamileligin erken evresinde oldugumuz icin hemen hastaneye gidip kontrol ettirmemi soyledi. Biz de kalktik, gecenin onunda hastaneye gittik. Kadin dogum katina cikar cikmaz karni epey buyumus olan baska bir hamile ile karsilastim. Onun da belli ki agrisi vardi ve doktor ile hemsire etrafinda kosmaya baslayinca heralde doguma girdigini dusundum. O arada beni de iceri aldilar ve cok sukur her seyin yolunda oldugunu ogrendik. Bebisim gayet iyiydi , donup duruyordu ve kalbi de gayet guzel atiyordu. ( Yine cok sukur demek istiyorum! ) Doktorumun tahmin ettigi gibi sorun mekanikti ve birkac gun dinlenmeyle agrilar gececekti.


Tekrar bankonun oraya gidince az once gordugum hamilenin annesinin bankta oturup hungur hungur agladigini gordum. Caresiz bir sekilde bana bakti ve yine aglamaya basladi. Kadincagizi orada oyle birakmak istemedim,  belli ki destege ihtiyaci vardi. Ona bir su getirdim ve konusmadan oylece durduk. Sonra doktor geldi ve kadina kizinin dusuk yaptigini soyledi. Cok uzuldum! Tahminimce kiz 6-7 aylik hamileydi. Bu kadar uzun sure bebegi karninda tasidiktan sonra bu cok korkunc bir olay. Ama yine de Allah' in bir bildigi vardir.


Bunu duyduktan sonra orada daha fazla duramadim. Kadincagiza sadece "Allah yardimciniz olsun" diyebildim ve kendimi hemen disari attim.


Dunden beri bu olayin etkisinideyim...Bebegini kaybeden o annenin acisini dusunuyorum ama yasanan her olayin bir anlami var. Bunun su anda anlamadigimiz bir sebepten dolayi olmasi gerekiyordu.


Dun o kapidan girerken ikimiz de benzer sikayetlerle gelmistik. Bana karnimda kipir kipir bebisimle eve donmek nasip oldu, digeri benim kadar sansli degildi..


Dun yasam ve olum arasindaki  cizginin ne kadar ince oldugunu gordum, gerisi gercekten bos....


Butun annelerin bebislerini saglikla kucaklarina almalarini diliyorum!


-Defne'nin huzunlu annesi-

4 Eylül 2010 Cumartesi

Bir garip uyku modeli

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 14:18 0 yorum


Bugun Defne ' nin uyku saatleri hakkinda yazmak istedim cunku uzun zamandir kafami kurcalayan bir mevzu bu. Uyku egitimiyle beraber tek basina sorunsuz uyuyabilen Defne , saat konusunda beni cok sasirtiyor.
Genelde aksam dokuz - dokuz bucuk gibi yatiriyoruz ve bir iki kez sut icmek icin uyanmasi disinda sabah yedi bucuga kadar uyuyor. (Bunun sekiz -sekiz bucuk olmasi icin dua ediyorum :) )
Buraya kadar hersey normal. Garip olan, uyku saatini ne kadar gece alirsam,  cocuk o kadar erken kalkiyor. Normalde benim bildigim gec uyuyan cocuklar sabahlari da gec kalkarlar ama bizde durum tam tersi.


Ramazandan dolayi birkac kez iftar davetlerine gittik ve Defne cocuklarla oynadigi icin her seferinde ancak on bir 'den sonra uyuyabildi. Ben de sabah artik sekiz -dokuz 'dan  once kalkamaz derken cocuk her seferinde alti - alti bucuk gibi kalkti. Isin tuhaf yani, uykusuzluk belirtisi gostermedi, huysuzluk yapmadi, hatta her zamankinden daha da sakindi.


Ben bu isi cozemedim, hatta dort cocuk ve yedi torun buyuten annem bile boyle bir sey gormedigini soyledi!


Defne su anda on dokuz aylik olmak uzere ve daha buyuk cocuklari olan tanidiklarim iki yasindan sonra sabah uyanma saatinin daha gec olacagini soyluyorlar. Onlara butun kalbimle inanmak istiyorum , cunku Defne' nin kardesi dogdugu zaman sabahin korunde ikisiyle birden nasil ilgilenecegimi bilmiyorum :)


-Defne ' nin annesi-
 

deyda'nın dükkanı Copyright © 2010 Designed by Ipietoon Blogger Template Sponsored by Emocutez