25 Nisan 2010 Pazar

Korku dolu anlar..

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 23:26 4 yorum

Gecen haftasonu bizim basimiza inanilmaz bir olay geldi. Iki aile (4 yetiskin ve 4 cocuk) gunesli guzel o gunu ormanda gecirmeye karar verdik. Hem cok yakin hem de cok guzel bir yer bulduk kendimize. Her sey harika gidiyordu, hatta biraz fazla harika..o kadar mutlu olduk ki hepimiz, keyifimiz superdi. Cocuklar kosturuyor, biz cay kahve iciyoruz vs.
Yan tarafta da cocuklar icin harika bir kompleks yapmislar. Her yasa uygun seyler vardi, trenler, kocamaann sisme satolar, ziplamak icin binbir cesit alan..Yani anlayacaginiz cocuklar icin tam bir cennet.
Kahvelerimizden son yudumlari icerken hadi yan tarafa gecelim de cocuklar iyice kurtlarini doksun, sonra mangal keyfi yapalim diye konustuk. O arada Defne de bir mola vermek icin kucagima, daha dogrusu sag bacagima oturdu.
Tam kalkmak uzereyken yukardan son hiz sol bacagima uzerinde 5-6 tane kocaman kozalak olan bir dal dustu. O kadar hizli ve agir birseydi ki, neye ugradigimi sasirdim. Ormandaki agaclar 15-20 mt'lik agaclar oldugu icin , o yukseklikten dusen hersey daha da agir oluyor tabi. Bu arada ben bacagim kirildi heralde diye dusunurken, birdenbire Defne deli gibi aglamaya basladi - ki Defne sadece cok cani yandigi zaman o sekilde aglar. Ben de bana donuk tarafina baktim ve birsey goremedim. Ama cocuk bir turlu susmayinca heralde cok korktu diye dusundum ve biraz su icirmek icin kafasini cevirdigimde alninda kanlar fiskirdigini gordum. Zavalli bebegimin kafasi oyle kotu yarilmisti ki, kafatasini gorduk ve her taraf kan icinde kaldi.
Allahtan oyle anlarda sogukkanli davranabiliyorum. Hemen kafasina mendil bastirarak arabaya atladik ve hastaneye gittik. Yolda dortleri yakip bir an once ulasmaya calisiyoruz ama bizim zeki vatandaslarimi yol vereceklerine bir de bizimle yarisa girdiler kim kimi sollayacak diye. Bre gerizekali herifler , dortleri yakip kornayi keyfimizden calmadik heralde!!
Neyse, hastaneye vardigimizda malesef dikis atilmasi gerektigine karar verdiler ve minicik bebegimin cigliklari esliginde yarik dikildi.
Insan ne kadar uzuluyor yavrusunun basina ciddi birsey geldiginde...benim basima gelmedi de onunkine geldi diye icim gitti ama yine de Allahima bin sukur olsun ki daha beter birsey olmadi. Kuzumu sag degil de sol bacagima oturttugumu dusunmek bile istemiyorum..belki o zaman aramizda bile olmayabilirdi artik...Verilmis sadakamiz varmis diye dusunuyorum ve gercekten "ucuz" atlattigimiz icin yine de cok mutluyum..


Bu tuhaf olayin kimsenin basina gelmemesi dilegiyle..


-Yarali Defne'nin annesi-

17 Nisan 2010 Cumartesi

Mekanın cennet olsun sevgili dayıcım....

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 20:53 0 yorum

Bu sabah Yugoslavya'daki dayımın ölüm haberini aldık. Bir yaprak daha döküldü, hem e hiç beklemediğimiz bir anda. İnsan bu gibi zamanlarda aslında herşeyin ne kadar da boş olduğunu anlıyor..Kavgalar, hırslar, küskünlükler...hepsi öyle saçma geliyor ki şu anda.
Ama insanız ne de olsa, fıtratımız başka türlüsüne izin vermiyor.
O kadar üzülüyorum ki bir fırsat yaratıp da son bir kez gidip görmediğime. Ama hayat bir şekilde hep daha başka şeyler getiriyor insanın önüne. Hadi şu ay da geçsin, çocuk azcık daha büyüsün vs. vs. diye diye bir bakıyorsun ki sevdiklerin bir bir bu dünyadan göçüyor ve sen bir daha hiç göremeyeceksin onları. O yuzden siz siz olun, küs olduklarınızla hemencecik barışın, görmediğiniz yakınlarınızı hemen gidip görün çok geç olmadan. Son pişmanlık fayda etmez..
Sevgili dayıcım, seni çok seviyoruz ve çok özleyeceğiz..Allah mekanını cennet eylesin inşallah...


-Defne'nin çok ama çok üzgün annesi-

14 Nisan 2010 Çarşamba

Disler ve uykusuz geceler

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 14:34 0 yorum

Defne'nin dünkü sıkıntısı belli oldu. Meğer sol alttaki azı dişi çıkıyormuş. Zavallı kuzum, kendini bütün gece ordan oraya attı ve doğru dürüst uyku uyuyamadı. Tabi aynı şey babası ile benim için de geçerli.


İnsan bir noktadan sonra offf diyor çünkü durup dururken bütün huyu değişiyor ve ne olduğunu anlayamıyorsun. Aslında azılarından önce çıkması gereken başka dişler vardı ama bizimki o sırayı ilk dişten itibaren bozmuştu zaten :)


Defne' nin doktoruna göre diş çıkarırken çocukların ateşlenmesi, huysuzlanması hikaye ama kim ne derse desin, bizimki ateşlenmese de her seferinde huysuzlandı.
Allahtan dişleri çifter çifter çıkıyor da hepsinin tamamlanması çok uzun sürmeyecek .


Bu arada ebeveynler (özellikle de ilk çocuktan sonra) her olayda bu da geçsin , rahatlayacağız diye düşünüyorlar ama şimdi bakıyorum da , her yeni ay bize yeni bir sıkıntı getiriyor. Mesela yürüdüğünden beri Defne o kadar hareketli ki, zaptetmek mümkün değil! Ama yine de bunlar çok güzel sıkıntılar.. Allah hepimizin çocuğunu bağışlasın , olmayanlara da versin.


-Defne'nin uykusuz annesi-

13 Nisan 2010 Salı

Defne'ye kardes dusunmeli mi??

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 23:19 2 yorum

Bizim Ortakla aramizda bir anlasmamiz var. Arka arkaya ikiser cocuk dogurup bebek meselesini halledecek, sonra da islerimizi buyutecegiz :)


Ben ondan bir yas buyuk oldugum icin once ben hamile kaldim . Defne dogduktan sonra da o isleri devam ettirdi. Sonra o hamile kaldi ve Ayda'yi dogurdu gecen hafta. Simdi isleri devam ettirme sirasi bende.


Bu arada ikimiz de miniklerimize kardes istedigimiz icin tekrar sira bana geldi gibi gorunuyor ama ben korkuyorum . Hem ilk hamileligim bol kusma ve bulantiyla gectigi icin , hem de Defne daha yeni yeni uyudugu icin . (bu arada bu paragrafa gelene kadar tam 10 kere uyandi , insallah hasta olmaz ama burnu tikali sanki. offffff)


Bir yandan butun aglama seslerinin ikiye katlandigini dusunemiyorum su anda ama oteki yandan da arayi cok acmak istemiyorum cunku tam rahatlayacagiz derken her seye bastan baslamak daha da zor olacak gibi gorunuyor.


Cocuklarimiza kardes istiyoruz deyince herkes bize delirmis muamelesi yapiyor zaten ama ben hicbir zaman tek cocuugum olsun diye dusunmedim, dusunemedim cunku onu bu dunyada yalniz birakmak bana buyuk bencillik gibi geliyor. Evet cok zor, cok fedakarlik istiyor ama bizler bu dunyadan gocup gittikten sonra kizimin kardesi olmamasi fikri bana cok kotu geliyor. Kuzenleri var ama hickimse kardesinin yerini tutamaz bence.


Oyle diyorum ama bu hamilelik sureci nasil gecer diye de erteleyip duruyorum :) Hamilelik kesinlikle bana gore degil diyen baska bilirleri var mi acaba??


Neyse, bakalim nasil olacak , ben de merak ediyorum dogrusu ...


-Defne'nin annesi-

7 Nisan 2010 Çarşamba

Ve Ayda aramizda - hosgeldin Pamuk Prenses!

Gönderen Azra Rakicioglu zaman: 21:03 3 yorum

Bir gun gecikmeli de olsa , size Ayda'mizin aramiza katildigini mujdelemek istiyorum. Gerci detaylari annesi sizinle paylasir ama yine de kisa bir sekilde anlatmak istiyorum.


Dun sabah konustugumuzda 4 cm acilma olmustu fakat sancilar durmustu ve 7-8 cm acilana kadar evde beklemeye karar vermislerdi. Bu esnada Pastaci Guzelimizin ikizlerinin de dogum gunuydu ve bu nedenle Ayda'nin Annesi ile telefonla irtibat halindeydik.


Aksam 5 civari Ayda'nin babasi beni aradi ve acilen sezeryana alinacaklarini soyledi. Ben de apar topar dogum gunu partisinden dogru hastaneye isinlandim . Vardigimda bebek daha cikmamisti ve boylece kucuk melegin ilk anlarini kacirmamis oldum . Kisa bir zaman sonra Ayda'nin babasi da yanimiza geldi - o da ameliyata girmisti - ve herkes mutluluktan aglamaya basladi.


Sezeryana acil alinma sebebi kucuk prensesin kakasini yapmasiymis. Bu nedenle suyu yesil rengindeydi ve bu durum bebek icin cok tehlikeli olabilirmis. Neyse ki Ayda da annesi de cok cok iyiler ve su anda bol bol emzirme , gaz cikarma alistirmalari yapiyorlar.


Kalan detaylari size artik Ayda'nin annesi vakit buldukca anlatir.


Darisi hala bekleyenlerin basina :)


Bu arada Pazartesi gunu yasadigimiz cok kotu baslayan ama cok iyi biten bir hikaye anlatmak istiyorum .


Bir yakinimizin esi daha hamileydi ve yaklasik bir ay once -kedisi 8 aylik hamileyken- densiz doktorun biri ona plasentasinin rahmine tamamen yapistigini ve ameliyat sirasinda kan kaybindan dolayi masadan kalkamayabilecegini pat diye soylemis. Kiz ve butun aile tabiki mahvolmus, ve doktor doktor dolasmaya baslamislar. Bu arada karni burnunda haliyle bir suru teste sokmuslar kizi, MR'lar, ultrasonlar vs.


En sonunda durumun o kadar vahim olmayabilecegini fakat dogumun Cerrahpasa'da yapilmasi gerektigi soylendi ve cok acil 0 RH + kanina sahip 3 kisiyi hazir bulundurmalari istendi. Bu noktada kardesimle biz devreye girdik ve Pazartesi sabah erkenden Cerrahpasa'ya gittik. Gider gitmez de malesef saglik sistemimizin ne kadar bozuk oldugunu gorduk. Allah hickimseyi devlet hastanelerine dusurmesin!


Hesapta Cerrahpasa hamilemize 2 unite kan verecekti, biz donorler de bunun karsiliginda kanimizi Cerrahpasa'ya bagislayacaktik. Ama bize ne desinler begenirsiniz? Koskoca hastanede 0 RH + kan yokmus. Gidin baska yerden bulun getirin dediler resmen.


Hamilemiz kirik dokuk bir odada beklerken, biz once Kizilay kan merkezine gittik. Orda cevap ayniydi, 0RH + kan yok! Sonra Capa ve Vakif Gureba'ya gittik ve orda kan oldugunu , fakat disariya veremeyeceklerini soylediler. Boyle birsey olabilir mi? Satin da alamiyorsunuz, yerine de koyamiyorsunuz, yani resmen bizim hastanede yatmiyorsaniz gidin kan kaybindan olun diyorlar!!!


Neyse ki sonunda Vakif Gureba'nin Bashekim Yardimcisi ilk basta gittigimiz Kizilay Kan merkezini aradi ve nedense birden istedigimiz Kan Grubunun mevcut oldugunu soylediler. Biz de gittik ve satin alip hamilemizin dogumuna yetistirebildik ama malesef tanidik olmadan bu ulkede hicbir seyi halledemeyeceginizi tekrar gormus olduk.


Ameliyat sorunsuz gecti ve anne ile bebek taburcu oldular bile ama Saglik Bakanligi bundan sonraki acil durum hastalari icin kesinlikle cok ama cok hizli bir sekilde birtakim reformlar yapmasi gerekiyor!
Umarim en kisa zamanda birseyler yapilir!!


-Defne'nin kafasi karisik ama Ayda'nin dogumuyla cok mutlu olan annesi-
 

deyda'nın dükkanı Copyright © 2010 Designed by Ipietoon Blogger Template Sponsored by Emocutez